Oysa herkes öldürür sevdiğini,
kulak verin bu dediklerime,
kimi bir bakışı ile yapar bunu,
kimi dalkavukça sözler ile…
Korkaklar öpücük ile öldürür…
Yürekliler kılıç darbeleriyle.
Kimi gençken öldürür sevdiğini
kimi yaşlıyken.
Şehvetli ellerle boğar kimi
kimi altından ellerle
merhametli kişi bıçak kullanır
çünkü bıçakla ölen çabuk soğur.
Kimi yeterince sevmez kimi fazla sever
Kimi satar; kimi de satın alır.
Kimi gözyaşı döker öldürürken
kimi kılı kıpırdamadan.
Çünkü herkes öldürür sevdiğini
ama herkes öldürdü diye ölmez.
Wallenstein'ın Ölümü, Friedrich Schiller
Çiçek benim hayatımdan çıktı artık,
soğuk ve renksiz durduğunu görüyorum önümde.
Çünkü o gençliğim gibi duruyor yanımda,
hakikati düşe çeviriyor karşımda,
nesnelerin sıradan netliğini
sabah kızıllığının altın kokusuyla sarıp dokuyarak,
hayatın gündelik sığ figürleri
şahlanıyor beni hayrete düşürerek
onun aşk duygusunun ateşinde.
Bir de daha ötesinde hissettiğim özlem,
güzellik gitti artık, bir daha gelmeyecek.
"Ölümün bizlere açacağı kapıyı bırak şimdi. Hayatın binlerce kapısı var. Ölümün kapısı ardında hiçlikten başka bir şey bulunduğunu sana kim müjdeledi?"