Hakan Ertürk

Hakan Ertürk
@krutrena
brecht'i, tanpınar'ı, einaudi'yi, mednyánszky'yi, caravaggio'yu, ruhi su'yu, söğüt ağacını, nwakaeme'yi, krivetz rüzgârını, hayvanı, suyu ve yıldızları severim.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
hayır, benim çocukluğumun hürriyeti, hiç de bu cinsten bir hürriyet değildir. evvela, burası zannımca en mühimidir, onu bana hiç kimse vermedi. bu sızdırılmış altın külçesini birden bire kendi içimde buldum. bulduğum günden beri de küçücük hayatım, fakir evimiz, etrafımızdaki insanlar, her şey değişti. vakıâ sonraları ben de onu kaybettim. fakat ne olursa olsun bana temin ettiği şeyler hayatımın en büyük hazinesi oldular. ne dünkü sefaletim, ne bugünkü refahım, hiçbir şey onun mucizesiyle doldurduğu seneleri benden bir daha alamadılar. o bana hiçbir şeye sahip olmadan, hiçbir şeye aldırmadan yaşamayı öğretti. lüzumsuz hiçbir şeyin peşinde koşmadım. hiçbir ihtirasın peşinde beyhude yere emek sarf etmedim. hiçbir zaman sınıfımızın birincisi veya ikincisi, hatta yirmincisi olmak istemedim.
Sayfa 22·Kitabı okudu
yürümek yatıştırır. yürümede sağaltıcı bir güç vardır. düzenli bir biçimde hep bir ayağı öbürünün ilerisine basma, aynı zamanda kolları ritmik bir biçimde kürek çeker gibi sallayıp soluma sıklığının yükselmesi, nabzın hafifçe uyarılması, gözün ve kulağın yönünün saptanmasına ve dengenin korunmasına yönelik etkinlikleri, akıp giden havanın deri yüzeyinde duyumlanışı. bütün bunlar bedenle zihni hiç karşı durulmaz bir biçimde birbirine yaklaştıran ve ruhu, ne kadar dumura uğramış, zedelenmiş de olsa, büyüten, geniştelen olaylardır.
Sayfa 65·Kitabı okudu
10/10
·82 syf.··
Beğendi
·
2017 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2017 22:06
postmodern bir korku kültürü ancak bu kadar iyi anlatılabilirdi. patrick süskind'in 1987 yılında yayımladığı, bireyin iç dünyasını muazzam bir üslup ile yansıtan, olağanüstü ototragedyası. çatı katında yaşayan jonathan noel'in odasına güvercin girmesi ile başlayan eser, dizgide bölümlere ayrılmasa da; concierge (bakıcı), clochard (sokak serserisi), madam topell (terzi), mösyö roedel (müdür) gibi kısımlara ayrılıyor. patrick süskind'in bu eseri, ikinci dünya savaşı'nın insanı yıkan psikolojisi üzerine kaleme aldığı biliniyor. olay paris'te sıradan bir hayat yaşayan banka bekçisi jonathan noel üzerinden işleniyor. yine sıradan bir günün sabahında koridorda bir güvercin ile karşılaşıyor ve psikolojik bozukluklar burada kendini göstermeye başlıyor. okur, kitapta ilerlerken "varoluşçuluğun bir hastalık olabileceği" ihtimalini dahi düşünebiliyor. yalnızlığın yıkıcı etkisi de patrick süskind tarafından özene bezene işlenmiş. monologlar, okuru hiç sıkmıyor. süskind, psikolojik tahlil yaparken okuru sıkan yazarların düştüğü tuzağa düşmüyor ve sürükleyicilik yeteneği ile okuru kitapta tutuyor. karakter incelemesi seven okurların mutlaka okuması gereken bir kitap. hotanto: güneybatı Afrika’da yaşayan ilkel bir boy ve bu boyun soyundan olan kimse. chambre de bonne: franda'da ekseriyetle hizmetçilerin kaldığı çatı katı.
GüvercinPatrick Süskind · Can Yayınları · 20182,710 okunma

Hakan Ertürk

, bir kitap okudu
10/10
·82 syf.··
Beğendi
·
3 günde okudu
·
2017 20. kitabı
Patrick Süskind
7.6/10 · 2.710 okunma