8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 57. kitabı
Merhaba kitapsever dostlarım farklı bir ktap okudum. İnsanın kendi iç dünyasını aralayan bir kitaptı benim için. Alışılmış kalıpların dışına çıkarak Kur’an’ın sembolik diline farklı bir pencereden bakıyor ve ayetlerin ardında yankılanan o derin sesi hissettirmeyi başarıyor. Kitap boyunca bilinç ve zihnin ayrımına, egonun insan üzerindeki etkisine ve ruhsal uyanışın nasıl mümkün olabileceğine değinilmiş. En çok hoşuma giden şey, egoyu düşmanlaştırmak yerine onu dönüştürülmesi gereken bir parça olarak ele almasıydı. Çünkü bazen insanın en büyük savaşı dış dünyayla değil, kendi içindeki yüklerle oluyor. Surelerin içinde saklanmış hakikatleri keşfederken bir yandan da kendi içimde taşıdığım yükleri düşündüm. Bu kitap bana, içsel arınmanın aslında bir kaçış değil; insanın kendine dönüp yüzleşmesiyle başlayan bir yolculuk olduğunu hatırlattı. Bazı cümleler vardı ki altını çizmek yetmedi, uzun uzun durup düşündürdü. Benim için bu kitap, bilgi vermekten çok uyanış hissi bırakan bir okuma oldu. Bitirdiğimde zihnimde tek bir şey kaldı: Bazen hakikati görmek için önce üzerimizdeki balçığı fark etmek gerekiyor. Alışılmışın dışında özgün kitap arayışında olanlara kesinlikle tavsiyemdir. Yeni kitaplarla buluşmak dileğiyle sevgiler. @kitapsever.bayan tavsiyrsi ile okudum
Meğersem Güneş Hep Balçıkla SıvanırmışRecep Çiftçi · Ceres Yayınları · 202611 okunma
6/10
·156 syf.··
2026 91. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 18:36
Kitap genel olarak Doğu-Batı ayrımını yapıyor gibi gözükse de yazarın sozsözüyle kitaptaki birçok şey ve yanlışlıkla anlaşılmalar düzeltiliyor. Ktap, gerek konusu gerekse Orhan Pamuk'un anlatımıyla gerçekten çok ilgi çekici ve güzel. Ancak Orhan Pamuk zaman zaman tekrara düşüyor gibime geldi. Kitap İtalyalı bir gencin Osmanlı'ya esir olarak düşmesi ve zindan hayatı ile başlıyor. Hoca'nın yanına geldiğinde ise kendisine tıpatıp benzeyen bu adamı görünce şok oluyor. ( Dostoyevski'nin Öteki romanı geldi aklıma.) Hoca'ya verilen genç, Hoca'nın isteği üzerine bilim üzerine bildiği ne varsa bunu Hoca'ya öğretiyor. Kitap daha sonra hoca ve genç ilişkisi, Hoca'nın buhranları, gencin ve hocanın benzerlikleri ve yavaş yavaş birbirleri olmaları vs. şeklinde ilerliyor. Kitabı okurken zaman zaman çelişkiler ya da tarihsel yanlışlar farkedebilirsiniz (ben fark edemedim). Ancak Orhan Pamuk son sözde yine bu durumu açıklıyor ve kitabın (kendi deyimiyle) 'renklerini' oluşturan ve ilham aldığı eserleri açıklıyor. Yine ilham aldığı 'renkler' olmasa kitabın renginin kalmayacağını belirtiyor. Kitabı beğenmeme karşın tam beklediğim gibi değildi. Kitabın gidişatı o kadar yavan, o kadar üsluptan yoksun ki. Oysa Kırmızı Saçlı Kadın kitabının üslubunu ve anlatımını çok sevmiştim. Orhan Pamuk
1000Kitap
Beyaz KaleOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202311,3bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
Eski ve nispeten ünlü bir ktap. 1895'te yazılmış. Kitle psikolojisi ya da sürü psikolojisi denen şey hakkında. Bireysel olarak bir insan deha ya da entellektüel olabilir ama kitle içine girmişse, kitle olarak zekası düşer diyor. Buna genel olarak Fransız Devrimi'nden örnekler veriyor. Okunmalı.
Kitleler PsikolojisiGustave Le Bon · Hayat Yayınları · 19975,2bin okunma
8/10
·384 syf.··
2025 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2025 16:19
"Omuzlarınıza bir yük daha eklenmiş gibi hissettiğinizde hayata devam etmeye çalışmak kolay değildi. Fakat öyle olmuştu. Geçen seferinden daha kolaydı." (Sayfa 271) Bu serinin ikinci kitabını okumak da benim için daha kolaydı. İlk kitap için "sanki tamamıyla ikinci kitabı da yazmam üzere çok fazla boşluk bırakmış yazar ve bir o kadar da aksiyondan yoksundu." Demiştim ya; haklı çıktım... :)) Ama maalesef bu kitapta da nefretten aşka mevzuusu o kadar gecikmeli idiyki. Sonra neden birden aşık oldular diye düşünüp kabullenemedim. Yani bu ikiliyi şimdiki neslin diliyle "shipleyemedim"... Son 100 sayfaya kadar yine bir "senden nefret ediyorum, keşke ölsen" havası hakimken; "artık senden başkasıyla olmaz"a geçtiler. Ama aşk böyledir demeyin lütfen, o geçiş evresi vardır hani... Anlatırsın, şöyle yakınlaştı böyle oldu diye. Birden bire hop diye öpüp, tamam biz sevgiliyiz olmaz. Bence öyle... Ama neyse ki, neticede bir şey oldular. Tabii spoiler olsun ama kitap sonunda da yine nefrete döndüler. O GELİŞME ILE MECBUUUR!! *** Burayı geçiyorum neyse! ** Bu kitap ilk kitaptan %60 daha hareketli idi, şaşırdım. Acaba final kitabı mı diyecek duruma dahi geldim ama sonuna gelince, tamam belli oldu bunun devamı da gelecek. Dedim... Üçüncü kitabı alır mıyım şu an için bilemiyorum ama şunu demeden geçemiyorum yeniden; keşke ilk kitap da böyle başlasa idi. Ya da keşke ilk ktap bu olsaydı. Seri kitaplarında genelde ikinci kitaplar yorucu olur ama ilk kitap benim için daha yorucu idi; ilk kitabi 50 bu kitabı da 6 günde okuduğumu düşünürsek gayet net durum bence. İlk kitap karakterleri anlatmak üzerine kurulu idi, ikinci kitap daha iyi olmuş diye düşündürdü... Bu yüzden de puanım 7,5'tan 8... İlk kitaba 5,5'tan 6 vermiştim... Yazarımızın kalemine sağlık, bu kitabını daha çok
Raven'in PeşindeSelin Solaris · Martı Yayınları · 2025298 okunma
10/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2025 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2025 23:19
Eskişehir kitap fuarında imzalı kıtabını almak ve kendısıyle tanışmak kısmet oldu sevgili Nevriye Cura Gir Kasındıran ısırgan otları köydekı hayatın zorluğu imece üsulü yapılan işlerin bereketini yöresel bir dille anlatılan harıka bir ktap olmus. Özlediğimi fark ettiğimm aa evet bunu biliyorum diyrek gülümsediğim de oldu. Köy hayatını anlatıp pna yöre şivesinin eklenmesi cok güzel olmus. Yapılan yemeklerın işlerin köyde kullanılan aletlerin detaylı anlatımı da başka bir incelik. Herseyın yok olup bittiği su zamana yasanmıslıkların bir kanıtı bırakılmıs sanki … tebrıkler Nevriye Cura Gir
ZaideNevriye Cura Gir · Liz Yayınları · 202314 okunma
Tanrı Mitleri İnceleme
6/10
·211 syf.··
2025 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2025 16:42
Tanrılar mı insanları yarattı yoksa insanlar mı tanrıları yarattı, tam bir muamma. Yaklaşık 50 tanrı miti incelenmiş kitapta. Bir çoğunun ortak özellikleri var. Mesela neredeyse tamamı hilekar, seks düşkünü, bencildir. Yani kısaca insanlar kendi gibi davranan tanrılara tapmışlardır. Bir de bir rol çalma var bahsedilmesi gereken. Tanrılardan önce tanrıçalar vardı. Zira toplum anaerkil bir yapıdaydı ve dolayıyla tanrıçalar kutsaldı. İnsanlar onlara tapıyordu. Ancak tarım toplumuna dolayısıyla yerleşik düzene geçiş tanrıçalardan tanrılara doğru bir kayma yaratmıştır. Bu dönemde eskinin kudretli tanrıçaları kötülenmiş, geri plana itilmiş hatta yok sayılmışlardır. Yeni gözde artık savaşçı tanrılar hatta tanrı-krallardır. Bu arada bu kitap sonrası Jung okumak mantıklı olabilir. Zira kitapta bahsi geçen tanrı arketipleri Jung’un incelediği arketiplerin temelini oluşturmakta. Detaya inmiyorum, ancak konuya ilgisi olanlar, psikanaliz meraklıları için iyi bir kaynak. Ktap antik çağın tanrılarını anlatırken çok detaya inmemiş. Zaten detaya inse herhalde 3 ciltlik bir eser ortaya çıkardı. Bu Say Yayınlarının klasik hap gibi olan kitaplarından. Bilgi veriyor ama detay isterseniz o yok. Sadece başlangıç seviyesi kitabı diyebilirim. Konuya yeni ilgi duyanlar için iyi bir başlangıç kitabı diyebilirim. Ancak konuya hakimseniz sizi pek tatmin etmez.
Mitoloji
Tanrı MitleriDavid A. Leeming · Say Kitap · 202121 okunma