Sadece kulaç atmak amacıyla orada bulunmayıp yeryüzündeki tüm sorunlardan sıyrılmak adına orada olan bir topluluk vardı.
Yüzücülerden biri Alice yavaş yavaş demans hastalığının belirtilerini yaşamaktaydı. Aklını ele geçiren bu hastalık gençliğinden, evliliğinden ve bugüne dair olan anılara sızmaktaydı. Bu süreçte bağları kopmuş Anne-Kız ilişkisinin yeniden ortaya çıkışını görüyoruz. Geçen yılların bıraktığı üzüntüler, pişmanlıklar, anılarla dolu hikayeyi ele alıyor kitabımız.
Dipnot: Kitabı okurken duyguları okuyucuya çok güzel aktarıyor. Gözlerinizi yaşartacak nitelikte bir şaheser. Julie Otsuka
Evrim de olduğu gibi matematik yolunda da hızlı ilerlemeler ve ilerlemeyi sekteye uğratan aksilikler yaşandı. Eğer İskenderiye Kütüphanesi yanıp kül olmasaydı Antik Yunanların başarılarının daha erken ve daha etkin biçimde geliştirebilir ve böylelikle Ay’a ilk insanı Cardano, Newton ya da Pascal zamanında gönderebilirdik. O zaman şimdi hangi noktada olurduk kim bilir. Yirmi birinci yüzyıla geldiğimizde hangi gezegenleri Dünyalaştırmış ve kolonleştirmiş olurduk? Tıp nereye varmış olurdu? Karanlık çağlar yaşanmamış olsaydı, yaşlanmanın, ölmemenin yolunu bulmuş olurduk belki şimdiye kadar.