kübra

Reklam
Ben şuna inanıyorum ki, üç buçuk günlük ömrümüzü kendimize zehir etmemek için ne mazideki hayatımıza ve kaçırdığımız fırsatlara ne de istikbalin olmayacak hülyalarına kulak asmayarak bugünümüze hapsolup yaşamalıyız
İnsanlar hadiseleri basitleştirmeye, bayağılaştırmaya ne kadar meraklı..
Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı?
Bir insanı kendisi kadar, kendi düşünceleri, dertleri , korkuları ve noksanları kadar ne meşgul edebilirdi?
Reklam