Orta Doğuya olan hayranlığım Afganistan’ı anlatan bu ve yazarın diğer kitapları neticesinde vuku bulmuştur. Kitap tamamıyla Orta Doğu yaşantısı, mezhep çatışmaları, halkın refah seviyesi -ki yok diyebiliriz, USA’ye giden zenginler hariç- babanın hep hakir gördüğü gayrimeşru çocuk ve onun uzantılı romana konu olan yaşamı.Khaled Hosseının sevdiğim bir yönü var o da şudur ki kitaplarında yaşamın müşküllüğünü, kadın resmi üzerinden yaratması ve anlatması. Yazar erkek-kadın,karı-koca,varsıl-yoksul, ilişkisini kullanarak bir takım portreler çizer, kitabımızın başlangıcı ağır duygu yüküyle yol alıyor. Devamında Afganistanlı“her kadının erken yaşta mutlak geleceği olan, evlilik girdabına” girdiğini görüyoruz. Çok ağladığım, ağlamaktan yutkunamadığım bir hikaye oldu benim için. Kitap sürprizleri çok seviyor her bölümünde şaşıracağınıza temin ederim. Zamanın bir sisli yol olduğu, elbetteki geçtiği fakat geride birçok yaralı bıraktığını, hikayenin gerçekten yaşanmamasını dilemek ister gibi satırlara bakacaksınız. O kanlı toprakların, kadının sosyal yaşamda izine az rastlanır olmasına üzülmeyin. Ve aşk... Aşkın oradaki gücü binlerce km öteden bile ayrımsanmayacak unsur değil. Gururla, bir kez daha Bin Muhteşem Güneş...