Filistin'de yaşanan şey, bir halkın tümüyle dağıtılmasıydı. İnsanlar kendi vatanlarından zorla çıkarıldı ve parçalar hâlinde çevreye savruldular: Bir kısmı Mısır yönetimi altındaki Gazze Şeridi'ne, bir kısmı Ürdün'ün kontrolündeki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'e, geri kalanlar ise çevre ülkelerdeki mülteci kamplarına dağıldı. Buna rağmen Birleşmiş Milletler Mülteci Sözleşmesi kapsamında mülteci şeklinde tanımlanmadılar. 1948'de evlerinden edilen Filistinliler, İsrail tarafından mülteci olarak görülmedi. Çünkü böyle kabul edilmeleri, Filistin'in onların ülkesi olduğu ve oraya geri dönme hakları bulunduğu anlamına gelirdi. Oysa İsrail makamları meseleyi bu şekilde görmüyor, hatta geri dönüşün hiçbir şekilde gerçekleşmemesi için ellerinden geleni yapıyordu.
Sayfa 20
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Arapların İslam mirasının terk etmelerini ve onda gevşeklik göstermelerini, sosyal hayatta geri kalmalarını ve oyun ve eğlenceye dalmalarını fırsat bilerek, eski şeref ve onurlarını yeniden kazanmak için, tam on dört asır sonra Filistin'e tekrar döndüler. Onlar Kudüs'e nara atarak girerlerken, tüm dünya onların şu haykırışlarını dinledi: "Ey Hayber devrimcileri, Muhammed artık öldü ve geride sadece kızlarını bıraktı!"
Sayfa 66
Kudüs, elbette, çok farklı insanların gözünde her şey demektir; zaten bu yüzden Kudüs siyaseti her zaman problemli bir mesele olmuştur.
Sayfa 2 - Agora Kitaplığı
Edebiyat
Mahmut Derviş artık yorulmaya başlamıştı. Yaşananlar karşısında kendisini çaresiz hissettiği oluyordu bazen. Hayır çaresizlik de değil, ancak derin bir keder duyuyordu. Yaşadığı Ramallah şehri, 24 Haziran 2002'de işgal edilmişti. Çatışmalar zaten uzun süredir devam ediyordu. Mart ayının sonlarında, sekiz kişiden oluşan bir grup, ki içlerinde Jose Saramago ve Wole Soyinka gibi Nobel ödüllü yazarlar ve Oliver Stone gibi ünlü yönetmenler de vardı, yaşananları yakından görmek için, Mahmud Derviş'in çağrısıyla Ramallah'ı ziyaret ettiler. Bir akşamüzeri onları alarak Kudüs'ü yukarıdan gören bir tepeye çıkardı. Serin bir sonbahar akşamüzeriydi. Bir süre sessizce şehri izlediler. Ve Mahmud Derviş onları bu tepeye getirmesinin sebebini şöyle açıkladı: "Amacım reklam yapmak değil, sadece gerçeklerle sizi baş başa bırakmak" Jose Saramago, Filistin'den ayrıldıktan sonra Ramallah'ı Aus- chwitz Ölüm Kampı'na benzetecek ve "Henüz gaz odaları yok. Ancak, bu hiçbir zaman gaz odaları olmayacağı anlamına gelmiyor. İnsanlar gaz odaları olmaksızın da öldürebilir" diyecekti. Ünlü yazarın bu ifadeleri İsrail'i çok kızdırmıştı ancak Saramago için gördüklerinin ve arkadaşı Mahmud'un etkisi çok daha büyüktü elbette.
Kudüs karışıktı. İnsanlar fitne ve fesadın ipinde sürükleniyordu.
Sayfa 54·Kitabı okuyor
Alıntı