Bir gün bile anmaz bizi andıklarımız Ergeç unutur, sevgili sandıklarımız En sonra kül olduk bu büyük yangında Boşmuş, tutuşup kor gibi yandıklarımız
Sayfa 41·Kitabı okudu
Dirmit o günden sonra yüreğine kul köle oldu. Yüreği ne yap dediyse onu yaptı, yüreği nereye git dediyse oraya gitti, yüreği ne dediyse onu dedi. Yüreği kafasıyla zıtlaştıysa o da zıtlaştı. Yüreği taştıysa o da taştı. Yüreği çırpındıysa o da çırpındı. Yüreğiyle birlik oldu.
Edebiyat
Reklam
Eee ne demişler; fazla fedakarlık, fazla vefasızlık getirir.
“Herkese ben koşuyorum, kimseye yetemiyorum, kimseye de yaranamıyorum. Bir kere Allah razı olsun diyen yok."
Alıntı
Hayatın Gerçeği
Şiir desem,şiir değil.Şarkı desem,sevdiğim bir şarkı değil.Fakat gene de sık sık dilime takılır:Diyorlar kül olmaz ateş yanmadan/Denizler durulmaz dalgalanmadan.
Bil ki; yüce Allah'a vâsıl olmak (ulaşmak), Hakk'ın güzelliğinin kula açılması ve kulun onda kaybolmasıdır. Bu durumdaki kul, bilip tanıdığı neye baksa, ancak Allah'ı bilir ve tanır; düşüncesine baksa, kendisinin O'ndan başka bir derdinin olmadığını görür. Böylece, kulun bütün varlığı tamamen Cenâb-ı Hak ile meşgul olur; hep O'nu müşahede eder, devamlı O'nu düşünür, kendi nefsine hiç yönelmez. Zahirini ibadetle, bâtınını (içini) güzel ahlâkla süslemekle uğraşır, bütün bunlar manevî temizliktir ve kulun ilk yapacağı şeylerdir.
Eğer Allah, yaptıkları yüzünden insanları hemen yakalayıp cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı kalmazdı. Fakat Allah onları belirlenmiş bir süreye kadar erteliyor, vakitleri gelince gerekeni yapar, zira Allah kullarını çok iyi görendir, hak ettiklerine göre onları cezalandıracaktır.
Reklam
Reklam