Bu Böyledir
Puan vermedi
BU BÖYLEDİR Sürekli yeni eğlencelerin peşinde koşan kalabalıklar, dünyanın boş ve geçici zevkleri lunapark metaforunda anlatılmış. Rızkı veren Hüda'dır kula minnet eylemem düsturu bozulup dünya ahiret dengesi alt üst olup terazinin tek kefesine yüklenilmiş. Zaman hep aynı saatler 11'i gösteriyor. İnsanlar vakit hiç geçmeyecek, bu fani dünya hiç bitmeyecek zannediyor. Aynı kısır döngü de hayatlarına devam ediyorlar. Bulundukları mekandan çıkmak akıllarına bile gelmiyor. Nefslerinin peşinde koşuyorlar. Sarhoş felsefe hocası hayatında hiçbir zaman uygulayamayacağı iyi hasletleri öğrencilerine anlatıyor. Para kazanma hırsındaki Rafet dayı kıldığı namazı fark edemiyor. Hafız efendi dünyayı boş verdiği için diğerlerinin zulmüne maruz kalıyor. Süleyman ondan beklenenleri karşılamak için ne yapacağını şaşırıyor. en sonunda koca bir lunaparkta sıkışıp kalıyor. Bu böyledir İnsanı çekilen çile söyletir Dünyanın nimeti öyle süslenir Baki olan dünya gelecek bir gün Bu böyledir Niyet hayır ise akıbet hayırdır Dünya gayesi insanı şaşırtır Küçük küçük günahlar kalbi karartır Sırat köprüsü'nden geçilecek bir gün Bu böyledir Fani olan Baki olana söylenir Gam kasamet yüreklere yüklenir Nice haksızlıklar ahirete atılır İlahi adalet var gelecek bir gün Bu böyledir İlahi sözler gönüllerde saklanır Varıp dünya telaşına kapılır Bir kısır döngüye insan saplanır Sultan Süleyman da ölecek bir gün Dünya ahiret dengesini bozmadan yaşayabilmek duası ile... Neşe Işık
Bu BöyledirMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20229,2bin okunma
4/10
·184 syf.·
2024 42. kitabı
Refetciğim o kadar ağırbaşlı, hanımefendi ve rızkımı veren hüdadır kula minnet eylemem bir kızcağızımız ki içim bayıldı. Tüm kötü olaylar da bu kızımızı ve biriciği anasını buldu. Yeşilçam filmi dramı gibi gıy gıy gıy içim kıyıldı esasen. Süpersin Fatma Aliye annecim, mükemmel yazmışsın da ben böyle şeylere gelemiyorum ya. Değinmeye çalıştığı konu ve altını çizdiği mesajlar pek bir değerli oraya asla sözüm yok. Zengin-fakir tartışmasını güzelce yürütüyor hatta mektep hakkında Refet'in yazdığı essay (dalga geçiyorum) gerçekten böyle öğretmenliğin kutsallığını aman efendim ilim,irfan,alimlik nereden tutarsanız artık altını kalın siyah bir markerla çiziyor yazarımız. Refet anladık ki sen biraz hafif şımarlıklığın ve üstten bakan tavrınla -ki eminiz yavrum biz senin bunları ağırbaşlı kişiliğinden mütevellit yaptığını biliriz ??- insan-ı kamil olmuşsun, bu kadar iyilik bana fazla geldi. Bizim oralarda bir söz vardır bu kadar iyiyse cennete gitsin diye,aynen öyle canım.
2024 Okuma Raporları
RefetFatma Aliye Hanım · İthaki Yayınları · 20217,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·65 syf.··
2021 34. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2021 18:26
Şiirlerin her biri yaşadığımız modern çağa karşı isyan kokarken, Yağız Gönüler, en çok şehir hayatına; lüks binalara, plazalara ve insanlığımıza dair gem vurup, unuttuklarımızı hatırlatıyor, dünya kuyusunda nasıl bocaladığımızı anlatıyor... Anlatıyor, fakat şunu söylemeliyim ki bir satırı okurken dahi uzun uzun düşündüğüm oldu... Elim ise diğer sayfaya bir türlü geçemedi... İçimden nasıl duygular yaşıyoruz ki gönlümüzden böyle kelamlar, isyanlar kağıda dökülüyor dedim... Sonra, dünya bitip tükenmeden bizler her gün nasıl azar azar tükeniyoruz dedim... Okuduğum şiirler ise buna bir kez daha şahit oldu... Ve evet, bu kitap dünyayı bir türlü sevemeyen, kabul edemeyenlerin şiir kitabı... Mutluluğu her daim ebediyette arayanların... Son olarak kelâmı, Kul Nesîmî'nin şu güzel dizeleriyle bitirelim... "Bir acayip derde düştüm herkes gider kârına bugün buldum bugün yerim, Hak kerimdir yarına zerrece tamahım yoktur şu dünyanın varına rızkımı veren Hüdâ'dır kula minnet eylemem..."
Şiir
Minnet EylememYağız Gönüler · Profil Kitap Yayınları · 2020164 okunma
10/10
·479 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2019 17:25
Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan; Bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor... Oğuz Atay ile ilk tanışmamız olacak... Bakalım bizi neler bekliyor.... Diye başlamıştım bu kitaba. Okudukça Hikmet ile bazen üzüldüm bazen canım yandı bazen alaycı tavırlarına güldüm. Hepimizin içinde birer Hikmet var aslında. Her zaman orada duran bir kopyamız ve bizi izleyen bir çift göz. Bu kitabı okuduğum zaman zarfında ben de bir çok şey yaşadım ve bir çok şey sona erdi. Hüzünlerimi de saklıyor bu kitap sevinçlerimi de. H.H.H. (Ha ha Hikmet ) albayı ve Sevgi'si ve Bilge'si arasında geçen bir kurgu. Evet insanları hayat illaki karşımıza çıkaracak. Hikmet'in gecekondusunda olduğu gibi hepimiz illa ki kısa da olsa zor zamanlardan geçip bir hayat yaşayacağız. Ama "rızkı veren Hûda'dır kula minnet eylemem." diyen ozanı da bir kenara atmamalıyız. Sabır en büyük erdemdir sözünü herkes biliyor da kimse kimseye sabır gösterip geleceği göremiyor. Gün gelir yüksekten uçan şahin ve kartallar da yerde sürünen bir yılana yem olur. Gün gelir vezirler rezil, reziller vezir olur. Pişmanlık fayda vermez ama. Olan olmuştur. Hiçbir şey için geç değil. Hala birileri birilerini bir yerlerde bekliyor belki. Gidip arkasından dur demek insanı küçük düşürmez. Yapılan hataların belki vardır bir telafisi. Kimse durduk yere yanlışlıkla kimsenin karşısına çıkmaz. İlla vardır bir sebebi. Hikmet'in dünyadan göçüp gitmesi herkesi çok üzmüştü. Vicdanı ile tanıdıkları vizdansiz bir şekilde çekip gitmişti onun hayatından. Oyunları yarım kaldı, sevdiği her şey yarım kaldı. Kimse onu anlayamadı. Kimse ona güvenmedi. Birileri yüzünden de birileri mutlaka O'nun hayatını yaşadı buna tüm kalbimle inanıyorum. Her şey için çok geç olmadan farkına varmak önemli. Ama görmek için
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,9bin okunma
10/10
·336 syf.·
2018 12. kitabı
Zamanın Kıymeti ... KESİNLİKLE OKUNMASI GEREKEN VE HER KİTAPLIKTA BULUNMASI GEREKEN BİR KİTAP . Benim nacizane fikrim bu yönde.... Kıymetini bilmediğimiz nadide varlıklardan bir tanesi ve en önemlisi ... Nasıl bir gaflet içerisindeyiz, nasıl bir uyku içerisindeyiz ki yararımıza olan her şeyi zayi etmek için ekstra bir çaba sarf ediyoruz. Ne denli biliyoruz zamanın kıymetini , ne kadar önemli bizim için zaman ... Bir an'ımızı değerlendirmeyi düşünüyor muyuz acaba? Oysa geçmişte yaşamış olan bütün peygamber,ulema, evliya , enbiya, alim ve salih insanlar zamanın her anından faydalanmak için ayrı uğraş, ayrı bir heyecan ile geçirmişler vakitlerini. Hepsinin buluştuğu ortak nokta ise ... An'ın kıymetini bilin ve yaşadığınızın o an'dan ibaret olduğunu idrak edin ... Evet yaşıyoruz bir şekilde bu kıymetini bilmediğimiz zaman içerisinde . Vakitler birbirini kovalıyor ardı sıra sırası gelen gidiyor ve bir sonrakine bırakıyor yerini ... Dİyebilir miyiz bugun akşam olmayacak diye. Zinhar .... ALLAH (C.C.) öyle bir nizam kurmuş ki teklemesi , gerilemesi, beklemesi, duraklaması mümkün değil. Hepsi ALLAH (C.C.)'ın garantisi dahilinde işlevlerini yerine getiriyor. Peki ya insan??? Sorumluluğunun farkında mı? Farkındaysa ne kadar farkında? Dakikalar, hatta saniyeler sonrasına garantimiz yokken ! Kavga,dövüş,kıskançlık,haset,kin,düşmanlık, savaş v.s. niye??? Şu fani dünyanın bir anına bile hükmedemezken dünyaya biçilen bu değer niye . Ne güzel söylemiş söyleyen "Rızkı veren Hüdâ'dır kula minnet eylemem." Ama uygulayan nerde? Hep bir minnet içerisinde ve hep bir menfaat telaşi içerisinde dünyalık kazanmak için çaba sarf ederken ne kadar farkındayız kaybettiğimiz ve ziyan ettiğimiz zamanın??? ALLAH Ümmeti Muhammed'e zamanın farkında olabilmeyi ve an'ı değerlendirebilmeyi
Felsefe
Zamanın Kıymeti (Genişletilmiş Baskı)Abdulfettah Ebu Gudde · Otto Yayınları · 20187,4bin okunma