"Herkes ona 'Külcü' diyordu. Hani sobadan ya da ateşten geriye kalan külün atılması gibi toplumun içinde gibi görünen ama dışında yaşayan bir insandı."
Yıl 1987 yaz sıcağı kavuruyordu tüm akdeniz'i 10 yaşında bir çocuktum klasik Akdeniz iklimi yaşanıyordu kışları ılık ve yağışlı yazları ise sıcak ve kurak ve bol güneşli idi çillerim artmasın diye beni yaylaya göndermişti ailen torosların en batısında güzel bir bahçesi olan yeşillikler içindeki yayla evinde anneannem ve teyzemle kalıyordum tüm gün kar sularının beslediği29 derelerden kana kana içerdim ağaçlara tırmanır doğal meyvelerin tadına yere düşmeden bakardım
Bilmiyorum tekrar döner miyim bu şehre,
Dönmezsem eğer şunları söyle ona,
Korkmamasını söyle ona,
Hayat korkunun bittiği yerde başlar.
Gördüğüm tüm yüksek dağların ardında,
Umutların hep var olduğunu söyle ona,
Birde sakın şunu söylemeyi unutma,
Ne zaman bir çiçek görsem,
kokusunu hissettiğimi söyle ona,
Gözlerinin içine bakıp ona son kez deki;
Çiçekler sadece baharlarda açmaz…
Dağların zirvesini görecek,
Karların içine gömülecek,
Güneşi gördüğünde ölecek,
Berfin gibi…
Birgün eğer dönmezsem,
Bunları söyle ona…