İşte bu bitişik komşulara da o yüzden güvenemiyorum. Pek bir efendi, pek bir nezaketliler. Her lafları, altın terazisinde tartılıp da belirlenmiş, tescillenmiş gibi kararında. Her hareketleri, mengeneyle sıkıştırılıp da eğdirilmiş, bükülmüş, fazlalıkları iyice yontulmuş,köşeleri törpülenmiş gibi ölçülü. Neymiş efendim, "Eski İstanbullu"larmış; peh! Seksen sene evvel Kumkapı'nın göbeğinde doğan ben değilim sanki. İstanbul'un o sözde efendilerinin hakikatte ne mal olduğunu bilmez miyim ben be!
Onca menkıbe,onca efsane,onca destan,Süleymaniye Kütüphanesi'ne sığmayan binlerce yazma eser. Bunlar hiç mi konuşmayacak?Boşuna mı yazıldı?Bana söyleyecekleri bir çift söz yok mu? Kumkapı'ya varınca"evet yok" cevabı geldi.Onlar ancak akademisyenlerin doktora tezlerine malzeme oluyormuş.
Sayfa 121 - Dergâh·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Prens William...lstanbul'a geleli 10 gün olmasına karşın, hayatımda de­ğişiklikler oldu. Kumkapı'da bir ocakbaşında garson olarak çalışıyorum. Şef garson Tatar Hamit beni maça götürdü, orada... "Zıpla, zıpla, zıplamayan ibnedir" , "On beşinci dakikada nasıl koydu Nouma" gibi tezahüratlar öğrendim... Güz Gülleri'ni komple Türkçe söyler hale geldim, Yarim Keskin Bıçak'ta ise nakaratı biliyorum.
Sayfa 19 - İletişim Yayınları.
SEVGİ DUVARI
Sen miydin o, yalnızlığım mıydı yoksa Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi Dilimizde akşamdan kalma bir küfür Salonlar piyasalar sanat-sevicileri Derdim günüm insan arasına çıkarmaktı seni Yakanda bir amonyak çiçeği Yalnızlığım benim sidikli kontesim Ne kadar rezil olursak o kadar iyi Kumkapı meyhanelerine dadandık Önümüzde Altınbaş, Altın Zincir, fasulye pilakisi Ardımızda görevliler, ekipler, Hızır Paşalar Sabahları açıklarda bulurlardı leşimi Öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri Çöpçülerin elleriyle okşardım seni Yalnızlığım benim süpürge saçlım Ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi Baktım gökte bir kırmızı bir uçak Bol çelik bol yıldız bol insan Bir gece Sevgi Duvarını aştık Düştüğüm yer öyle açık öyle seçik ki Başucumda bir sen varsın bi de evren Saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi
Şiir
13 Şubat 1928'de Cumhuriyet gazetesinde çıkan bir haberde Kumkapı Amerikan Okulunda gerçekleşen bir hadiseye yer verilmiştir. Habere göre okuldaki Amerikan öğretmenler, öğrenci kızlardan birini tanassur ettirmeye çalışmıştır. Bu yöndeki baskılara rağmen seciyesi sağlam olan kızın bu teklifi reddettiğine değinilmiştir. Bunun dışında daha önce yine aynı okulda uzun yıllar öğretmenlik yapan Haykazyan isimli bir Ermeni öğretmenin Türklük aleyhine bir ders vermesi sebebiyle bakanlık tarafından okulla ilişkisinin kesildiği ifade edilmiştir.
Mavi Gök Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
1890 yılında, Osmanlı İmparatorluğu dahilinde ve haricinde yüzlerce üyesi olan parti yeni bir isim benimsedi: Hınçakyan Devrimci Parti... Hınçaklara ilaveten, parti, Komünist Manifesto da dahil olmak üzere, Karl Marx'ın eserlerini Ermeniceye çevirdi ve basımını gerçekleştirdi. Parti, 15 Temmuz 1890'da, Yıldız Sarayı'na doğru bir geçit merasimini andıran Kumkapı Mitingi'ni tertip ettiğinde epey görünür hale geldi. Eylemin hedefleri, Ermenilerin meseleleri için destek toplamak ve sultana ıslahat taleplerini dile getiren bir dilekçe arz etmekti. Polis, grubu engellediğinde, hem güvenlik görevlilerinden hem de göstericilerden ölü ve yaraWann bulunduğu şiddet eylemleri meydana geldi. Gösterinin lideri Haruthiun Tjankulian tutuklanarak ömür boyu hapse mahkum edildi. Bu sert mahkumiyet kararına tepki olarak, Hınçaklar Osmanlı baskı ve mezalimine dikkatleri çekmek için propaganda makinesini hızlandırdılar. Hükümet 1893 yılı boyunca gözlerini parti liderlerinin üzerinden ayırmadı, aralarında "meşhur Hınçak kahramanı ve devrimci önderi Zhirayr Poyadjian'ın" bulunduğu kimi mühim Ermenileri yargıladı ve Yozgat'ta asarak idam etti.
Sayfa 27 - Ermeni Komitalarının Yükselişi·Kitabı okuyacak
Alıntı