Neslihan Aksoycuk

Neslihan Aksoycuk
@kumrusesi
10/10
·724 syf.··
2026 2. kitabı
·
171 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 00:15
Bitecek korkusuyla uzunca bir zamana yayarak okudum kitabı. Çok güzeldi. Turgut da, Selim de kafamın içinde konuşan ve asla susmayan iki ses oldu bu süre boyunca. Fakat asıl beni vuran kısım şuydu: "Ben o zamanlar, Selim'le ciddi bir tavırla konuşan herkesi, onun ciddiye aldığını anlamyordum. Gülmek, onun icin bir korunma aracıydı. Hiçbir şeyi unutmadı ve her olaydan, hayatının sonuna kadar rahatsız oldu. Mümkün olsaydı biletçinin kızıyla ve yolda gözünün ucuyla gördüğü her kızla evlenirdi. Biletçiyle ve herkesle dost olurdu. Sözün gelişi değil, gerçekten yapardı bunu. Bunu yapamayacağını anlayınca, Selim olarak yaşamanın imkansızlığını görünce hayatın hızlı akışı içinde, küçük anları sonuna kadar yaşayamayacağını sezince önce büyük bir ümitsizlik ve korkuya kapıldı, bütün gücüyle varlığını korumaya çalıştı." Sevgili Selim Işık, tanıştığımıza çok memnun oldum. Sen beni tanımadın ama Turgut'un seni anlattığı şu satırları okurken ne denli benzediğimizi şaşırarak gördüm. Benim tek farkım henüz silahın sahneye çıkmamış olması. Belki de hiç çıkmayacak, henüz bilmiyorum. Anlamak, dinlemek ve görmek isterdim seni, her anlamda ve her zaman diliminde. Beni de yaz, Tutunamayanlar listesine.
Alıntı
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kıyametten mağlulen
9/10
·523 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
130 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2026 22:06
Kitabın son 50 sayfasını bugün tamamladım. Eylül'den bu yana sindire sindire, döne döne, döndüre döndüre, anlamaya çalışarak okuya okuya bugüne geldim. İlk cildinde beni çok meraklandıran Baba mevzusunda onu tıpkı Aziz gibi ben de aradım satırlar boyunca ama bazı cümleler öyle keskindi ki, çok sarstı beni. Okuması oldukça zordu, özellikle ikinci cildi. Bir oturuşta otuz sayfadan fazlasına izin vermedi, zaten böyledir, bazı kitaplar kendisi anlatmak ister fakat istediği kadar. Öyle bir kitaptı. Ah Şule, sen bu kitabı nasıl yazdın? Son kısmı beklemediğim yoğunlukta ama aslında beklediğim bir sondu, tamamen bitince anlayabildim bunu. Yüzeyde değil de derininde inci saklayan bir deniz buldum, son sayfasında o inciyi de kaybettim ama. Zaten böyledir, "çok güzel bir şey bulursun, bulduğuna bin pişman olursun. Koyacak yer bulamazsın çünkü."
1000Kitap
Kıyamet Emeklisi - 2. CiltŞule Gürbüz · İletişim Yayınları · 2022500 okunma
Gece'nin seyri
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2025 22:57
İlk başladığımdan bu yana hep sabahın erken saatlerinde okudum Gece'yi, plansız bir biçimde. Sözünü ettiği gece karanlığının aksine, gün daha yeni ağarmış, aydınlık yeni yeni sabaha yayılmış sayılırdı. Son birkaç bölümü ise gece okudum, gün ağarmadan hemen öncesi gibi bir histi. Sevgili Bilge, bu kitap zihninin kıvrımlarında gezinmek gibiydi. Hem kopuk, hem değil. Kitapta ilerledikçe bir öykünün ritminde bulsam da kendimi, kitabın gecesi hiç sabaha varmadı fakat gece de kalmadı. Ortalık yeniden aydınlanır gibi olsa da gecenin karanlığı bütün bütün dağılmadı hiç*, vaat ettiğin gibi. Sevgili Bilge, bunları yazmakla çıldırmaktan kurtulunur mu? Peki ya sen, kurtuldun mu?
Edebiyat
GeceBilge Karasu · Metis Yayınları · 20202,845 okunma
8/10
·133 syf.··
2025 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2025 08:43
Karasu'nun kalemi ile tanıştığım, bundan da pek memnun olduğum bir kitap. Az önce bitti. Bir yaz kıpırtısızlığı, miskinliği ve sıcaklığının izlerini taşıyor, yengeç yuvaları gibi. Zihnimde düşümde giremediğim, geri de dönmediğim, eşiğinde öylece oturup beklediğim o kapı canlandı. Orada belki üç asır bekledim, beni kimse içeri almadı. Lâkin belki çalmadım hiç kapıyı. "Bu dünyada her şey" , bir yara izi bırakıyor bir yangından. "Geride bıraktığımızsa" kendimiziz.
Duygu ve Düşünce
Narla İncire GazelBilge Karasu · Metis Yayınları · 2012580 okunma
Sevgili Arsız Ölüm'e Dair.
1/10
·240 syf.··
2025 7. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2025 09:50
Kitapla ilgili hissettiğim şey büyük bir hayal kırıklığı. Ben bu kitapla ilgili düşünceleri olumsuz olanlar tarafındayım. Bundan sonrası SPOİLER içerir. Sıkı bir Marquez okuru olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki, büyülü gerçeklik ile hiç alakası yok kitabın öncelikle. Bu kitap bir eylem olsaydı, hareket halindeki bir otobüsün camından dışarıyı izlemek olurdu şüphesiz. Hızlı hızlı gelip geçen aslında birbiri ile ilgisi olmayan fakat art arda geldiği için anlam kazanmış gibi görünen görüntüler yumağı. Yarattığı beklentiyi okurun kucağına bırakıyor ve ona bir daha dönüp bakmıyor bile. Zaten çok dağınık olan zihnime hiç iyi gelmeyen beni dert sahibi eden bir dili var kitabın. Gerçekten bu teknikte ilk kez okuyorum rahatsız edici kitapları sevmeme rağmen büyüye cine sığınıp içini olduğu gibi ortaya yığıp dönüp gitmiş gibi yazar. Atiye'nin kimseyi rahat bırakmaması, durup durup işkillenmesi beni aşırı huzursuzlandırdı. Dirmit kız için çok üzüldüm ama onunla çocukluğuma dair bir zerre bağ kurduğum için. En çok artık yüreğini yoldaş edişini ve kuşkuş otuyla arkadaşlığını sevdim. Çok seveceğimi umarak başlayıp şak diye sona erişi ile tokat yemiş gibi olduğum beni sinir eden bir kitaptı. Maalesef çok çabaladım ama sevemedim. Yazar bağ kurmaya asla izin vermemiş çünkü.
1000Kitap
Sevgili Arsız ÖlümLatife Tekin · İletişim Yayınevi · 201310,8bin okunma