kunala

kunala
Regular every day normal guy
Dušan Tadić
"Var olduğumuz günden bu güne kadar sahip olduğumuz en büyük teknolojik gücümüz düşünebilme yeteneğimizdir."
kunala
Bu lafı ben uydurdum ve afili bir filozof ismine benzediği için ajaxlı futbolcu Dusan Tadic'in adını kullandım. Saygıyla duyurulur.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·656 syf.··
2019 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2019 23:32
‪Küçük pip’in hikayesi var bu kitabın içerisinde.. Küçük dünyasında küçük hayaller kurar pip, ta ki hayatını değiştirecek iki olay yaşayana kadar. Birincisi hapishane kaçağıyla tanışması ikincisi estella ile tanışması. Bundan sonra başlıyor küçük pip’in büyük umutları.. Kitapta iyiyle kötünün, zenginlikle yoksulluğun, emekle beleşçiliğin, fedakarlıkla vefasızlığın, sevgiyle nefretin, aşk ile duygusuzluğun, en önemlisi toplumda ki statü farklılığının ve daha sayamadığım çelişkili durumların çatışmasını muhteşem bir şekilde anlatıyor yazar.‬
Büyük UmutlarCharles Dickens · Can Yayınları · 201718,5bin okunma
kunala
Küçük Pip'in dünyayı kavrayış biçimi, çocukça düşünceleri, hakikaten bir çocuk yaşamış da anlatıyormuş gibiydi.
... insan yeter ki canavarlaşabilsindi, gerisi kolaydı; yaptığı cana­varlığın haklılığına inandırabilirdi kendini.
kunala
... ez bütün çiçekleri kendine canavar dedir haksızlık et, haksız olduğun anlaşılsın ...
Günlük yaşamımızın dayanılmaz siradanligi
ınsanın iç dünyasına gelince, karmaşık bir manzarayla karşılaşırız. Kimi ayrıcalıklı yakınlara açığızdır, ama başkasına karşı çoğu kez kapalı olmayı sürdürürüz. Örneğin sinema, öznelliğimizin tüm yönlerini yansıtma ve özdeşleştirme yoluyla teşvik ederek, gündelik yaşamda bize yabancı ya da antipatik olabileceklere yakınlık duymamızı ve onları anlamamızı sağlar. Sokakta karşılaştığı bir serseriden iğrenen biri, sinemada serseri Şarlo’ya yürekten sempati duyar. Gündelik yaşamda maddi ve manevi yoksullar karşısında bütünüyle kayıtsız kalsak da, roman okurken ya da bir film seyrederken merhamet duyarız ve sefaleti paylaşırız 
kunala
Sinemada ya da romanda sadece zihin dünyamızda tecrübe ettiğimiz için mi empati geliştirebiliyoruz yani, sokakta karşılaşınca iğrenmemiz, kayıtsız kalmamız bencilliğimizden mi kaynaklanıyor ?