Savaş karşıtlığı, Yahudilere zulüm, sürgün gibi konular üzerine yazılmış kısa ve akıcı hikâye. Mendel in kitaplara düşkünlüğü, gerçek kitapseverlerden esintiler taşıyor. Bazı okuyucular ve kitapseverler vardır ki ototelik şekilde kitaba dalar ve kitapla, cümlelerle, kelimelerle yaşar; adeta kitabı yaşar diyebiliriz. Mendel de sahaf gibi hangi kitap kaç yılında basılmış, ne kadara satılıyor, kim yazmış künye bilgilerini bir çırpıda sayıyor. İkinci Dünya Savaşı yıllarında postalardan dolayı yanlış anlaşılıp Yahudi olduğu için sürgüne gönderiliyor. Yahudilerin uğradığı zulüm her mecrada ve haddinden fazla işlendiği için beni sıksa da içinde kitap sevgisi olduğundan hoşuma gitti. Şunu da belirtmek gerekir; mazlumların zalimleşmesi, antipatiklik doğuruyor.
Kitapta ikinci hikaye olarak Kızıl a yer verilmiş. İkinci metin, sağlık odaklı. Her şeyi kısa öykü haline getirmek, Zweig'da huy olmuş diyebiliriz. An'a odaklanıp o kısacık zaman diliminin uzamasını anlatıyor yazar, genel olarak yaklaşımı bu şekilde. Çoğu eseri ilgiyle okunmasına rağmen bana hitap eden eseri azdır. Olay değil durum üzerine odaklı öyküleri tercih eden yazar, yaşadığı dönemin çalkantılı olmasından da etkilenmiş olacak. Tabi kriz dönemlerinde hassas ruhların acı çekmesi diğerlerine göre fazla oluyor.
Koridor Yayıncılık ve ciltli olunca okuması keyifli oluyor. Kitapta punto ve sayfa düzenine önem veren biri olarak bu yayının hoşuma gittiğini de belirtmek isterim.
Hastalık gelmeden sağlığın kıymetini bilelim. Kitaplardan vazgeçmeyelim.