Aklın sınırını çoktan aşmışım,
Kime ne fırtınamdan, boranımdan?
Ben senin uğruna yoldan çıkmışım,
Vazgeçer miyim hiç deli sevdamdan?
Ne bir kural tanır, ne laf dinler bu yürek,
Dünya dursa, bir tek seninle dönecek.
Varsın herkes bana "mecnun" desin,
Bu ateş sadece sende sönecek.
Gözlerin bir uçurum, bakışı korkusuz,
Gecelerim haram, gündüzüm uykusuz.
Bir ömür sürgün olsam ne çıkar,
Kalbim senin çöllerinde susuz.
Zincir vursalar da durulmaz bu kan,
Sana doğru koşar, feryat figan.
Akıllıya dünya kalır derler ya,
Bize de bu deli sevda yeter, inan!
Yeni bir oyun, yeni bir hikâye, yeni bir yolculuk. Hazırsan başlayalım sevgili okur.
🪁
Acı ve ölüm. Yokluk ve keder. Kader mi? Öyle deniyor. Bu toprakların kaderi. Artık kaderi ve kederi değiştirmenin zamanı geldi. Değişecek. Değişmeli. Kural belli: “Hayatta kal, oyunda kal, insan kal.”
🪁
Menfaatin kendisi dürüsttür,fiziksel bir kural gibi tıkır tıkır çalışır. Problem menfaatin varlığında değil, onun üzerini "fedakarlık", "samimiyet" veya "dostluk" gibi gürültülü ambalajlarla süslemeye çalışan o ucuz insan tiyatrosundadır. Karşılıksız olan tek şey yer çekimidir, o da zaten sizi yukarı çekmek için değil, yere çarpmak için çalışır.