Sana kötülük edene saldırmak için harekete geçmeden önce, kendi halkının sana inandığından ve güvendiğinden emin ol, sonra hava koşullarını incele, sonra da arazinin durumunu (13).
İnsanlara iyilikle, güvenle ve adaletle yaklaşırsan hepsi de aynı düşünceyle, sana severek hizmet ederler (14).
Çiğnenmeyecek kurallar koy ortaya. Bu kuralları çiğneyenleri hemen cezalandır.
Kural koyup uygulamaya gelince, ister alt tabakadan olsun ister üst herkese eşit davran (18).
Yani güçlü, kuvvetli olsan dıştan zayıf görüneceksin. Böylece düşmanını hazırlıksız yakalayacaksın (21).
Düşmanın önderi ile halkı arasında iyi ilişkiler varsa onları bölmek için rüşvet kullanmalısın (27).
Tutsak askerlere iyi davranmalı sana çalışmalarını sağlamalısın (38).
Halka kendini sevdir ve karşı tarafın askerleri arasında nifak sok, o zaman kent kendiliğinden düşecektir (48).
Senin düşmanın gücü ona bir oranındaysa onu kuşat, beşe bir oranındaysa saldır, ikiye birse böl (50).
Bu yüzden, galip bir ordu önce kazanır, sonra savaşır, mağlup ise önce savaşır, sonra kazanmaya gayret eder (68). Öğretmen önce öğretir sonra derse girer. Hazırlıklı olmalıdır. Derste öğretmeye çalışan kaybeder.
Kendi durumunu ya da düşmanınkini bilmeden cephe kurar, ilerlemeye çalışırsan, zafer yerine yenilgi bulursun (69).
Savaşmak istediğin zaman düşmanla su kıyısında karşılaşma. Işığı gözle, yüksek yerlerde kal, suyun akışına karşı olma. Bu, suda çarpışan ordu için geçerlidir (116).
Eğer bir yerde kuşlar toplanmışsa o yer terk edilmiştir (123).
İnsanlar yıprandıklarında cezadan korkmazlar, bu nedenle onları sindirmek amacıyla tekrar tekrar cezalandırılırlar (126).
Eğer ölüm toprağına düşersen ordudaki herkes kendiliğinden savaşacaktır. Bu nedenle ölüm toprağına koy ki yaşasınlar demiştir (142).
Kuşkudan kurtulmak için falı ve