Qasî ku ez dizanim
Li ser dinê
Nêzî sê hezar zar henin
Bi zimanê xwe bigirî û bikenin
Qasî ku ez dizanim
Li ser dinê
Nêzî du sed gel henin
Mixabin kurd tenê nikarin
Bê tirs û bê mirin
Li welatê xwe bigerin
Qasî ku ez dizanim
Li ser dinê
Gelek dugel du felqenin
Mixabin kurd tenê
Hezar sal eşîr eşîr, helqe helqenin
Qasî ku ez dizanim
Li ser dinê
Reng bi reng, cûr bi cûr al hen e
Mixabin ala kesk û sor û zer tenê
Mina destmala nexweşa, tim û tim bêkene
Kurd ji hev cuda dilopên baranê ne, cihê cihê têne daqurtandin. Ko gihane hev dibin lehî, lehîke boş, tu tişt li ber wan nikare bisekine.
Felata welatê me di rabûna vê lehiyê de ye.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Fâtih zamanından beri İstanbul'da ve büyük şehirlerde yeniçerilerden kolluk veya yasakcı adı altında polis teşkilâtı meydana getirilmiştir. Büyük şehirlerde bu yeniçeriler, kale içinde hisarda oturur; bey, kadı gibi yerel otoritelere bağımlı değildir, başlıca görevleri Hıristiyanları ve Yahudileri yağmaya karşı korumaktır. Görevlerinden biri de, tahsildârların yanında yasakcı adıyla kanûndan çok vergi alınmasını önlemekti. Şehirlerde ayaktakımı, Hıristiyan, Yahudi mahallelerine ve ibadethanelerine saldırır, yangın çıkarır, yangını söndürme bahanesiyle yağmaya girişirdi. Şehirde güvenliği sağlamak için İstanbul'da mevcut dört kolluk zamanla artırılmıştır. Kumkapı'dakiler dörtten 13'e, Balat'takiler üçten 13'e çıkarılmıştır. Korucu yüksek ulûfe (25 akça) alır. Bunlardan ticaret yapanlar vardır. Kollukcuların rüşvet almalarını Kavânîn-i Yeniçeriyân yazarı eleştirir. Bu iş çok kazançlı olmalı ki, kargaşa döneminde kolluk için 30, 40 altın rüşvet verilirmiş. Aşırı vergi toplayanlardan veya eşkıyadan korumak için bir köy, yasakcı yeniçeri isteyebilir. Kollukcular, görevlerini kötüye kullanmasın diye adları özel bir defterde saklı tutulur. Günümüzdeki karakol terimi, karada âsâyişi koruyan yeniçeri kolluklarından çıkmıştır; denizde ve kıyılarda koruma, polis hizmeti bostancıbaşının kontrolü altında idi. Bostancıbaşı, Boğaziçi, Adalar ve Anadolu yakası sahillerini denizden kontrol eder, Bostancı Köprüsü'nde İstanbul'a yerleşmek için gelen Türk, Kürd, Arnavut vb. göçmenleri yasakla durdurmaya çalışırdı. Kıyılarda yalı yapmak isteyen, ondan ruhsat almak zorundaydı. Bostancılar da devşirme-oğlanlarından seçilirdi.
Sayfa 146 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"...Kardoukhoiler (Karduklar), Kürtlerin kesin olarak ataları olduğu genellikle kabul edilmişti. Onlar gibi dağlı, aynı ülkede oturur, gözü pek olduklarına göre, varsayımı kesinleştirmek için daha ne gerekliydi? Oysa araştırmaların bugünkü durumunda, artık bu konuda aynı kesinlik kalmamış görünmektedir. Bir kere bu alanda büyük bir otorite olan Th. Nöldeke gibi, M. Hartmann, Weissbach gibi Doğubilimciler, dil bilimsel nedenlerle Kürd ve kardu biçimlerinin eş anlamlı sayılmayacağını kanıtlamışlardır" diyerek, Kürtlerin geçmişi hakkında, Wiladimir Minorsky'den farklı bir bakış açısı ortaya koymaktadır. Ancak bilimsel düşünce ve bilimsel etkiden uzak, politik-ideolojik tercihlerini, bilimsel görüşler olarak ifade edenler,Minorsky'nin yukarıdaki yazısını neden analiz edememişlerdir ?