Onun varlığında bana evimin dağılma asını temin eden bir tılsım var gibi geliyordu. Onu sevmediğim, ondan korktuğum, ondan süratle uzaklaşıp kurtulmak için can attığım halde, onu gene de sırtımı dayadığım bir ağaç yahut uçurumun kenarında sıkı sıkıya tutunduğum sağlam bir meşe dalı kadar kuvvetli buluyordum.
Sayfa 55·Kitabı okuyor
Alıntı
Şayet meseleyi gerçekten kavramış ise, Hak diyen insanın aynı zamanda halk demesi de gerekir. Zira Halk, Hakk'ın görünen yüzüdür. Hak/Hâlik olmazsa halk da olmaz. Hâlik'in rızasına ancak mahlukla iyi iletişim yoluyla ulaşılabilir. İnsanlığın kurtuluşunu sağlayacak olan Hak ve halk sentezinin; dinin, bu iki boyutu birlikte düşünmek demek olduğu fikrinin bir an önce ülkemizde canlanıp bütün insanlığa yayılmasını ve insanlığın mutlu olmasını diliyorum."s.51
Sayfa 51 - Marmara Akademi·Kitabı okuyor
Reklam
Hem bu insanları seyrediyor hem de hepsinin göçmen olduğunu düşünüyorum. Her birinin tipi ayrı; kimi esmer, kimi sarışın, kimi Balkan tipli, kimi Orta Asyalı… Bilmese, hiç kimse bu insanların aynı ülkenin vatandaşı olduğunu söyleyemez. Kimi Balkanlar’dan, kimi Kafkasya’dan, kimi Orta Asya’dan, kimi Ortadoğu’dan, Hicaz’dan, Yemen’den, Kudüs’ten, Rusya’dan, Gürcistan’dan, Bosna’dan, Bulgaristan’dan kaçıp gelmiş. Burası bir sığınak. Kaçtıkları ülkelerde evlerini barklarını, bahçelerini, tarlalarını hatta arkalarından acı acı ağlayan kedi ve köpeklerini bırakmışlar. Geldikleri bu ülkede de kaçanların mülküne yerleşmişler. Rumların ve Ermenilerin evleri, bu evsiz barksız kalmış, ölümden zor kurtulmuş insanlara verilmiş. Yabancı evlere yerleşip tanımadıkları tarlaları sürmeye başlamışlar. Dünyanın bu bölgesinin tarihi, birbirinin mülküne konma tarihi. Mücadelelerin, savaşların çoğunun altında mülk kavgası var. Boşalan evler, dolan evler, mülk davaları, insanoğlunun barınma ihtiyacı, başının üstünde bir çatı bulunması temel gereksinimi, tarih boyunca birçok trajediye yol açmış.y
Sayfa 7 - İnkılâp Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
Erkeklerin kadını zincirlerinden kurtaracak her türlü girişime şiddetle karşı koyuşları, kadın düşmanlığının hala ne denli güçlü olduğunu göstermektedir. ... Kendisine vaaz verilen bir çocuk sadece vaaz vermeyi öğrenir, dövülen bir çocuk başkalarını dövmeyi öğrenir. Bir insan iyi bir vatandaş, cesur bir asker, dindar bir Yahudi, Katolik, Protestan veya ateist olarak yetiştirilebilir, hatta dindar bir psikanalist olarak bile yetiştirilebilir, ancak canlı ve özgür bir insan olarak yetiştirilebilir.
Toplum, bir yandan evlilik içi kutsallığı ve doğurganlığı överken, diğer yandan kadını korumasız bırakarak merdiven altı, tehlikeli çocuk düşürme yöntemlerine mahkûm eder. Kürtajın yasa dışı ilan edilmesi kürtajı bitirmez; sadece onu gizli, sağlıksız ve kadın için ölümcül bir çile haline getirir. Evli kadınların bile (ekonomik veya ruhsal nedenlerle) bu yola kitlesel olarak başvurması, analığın her zaman "coşkuyla kabul edilen bir mucize" olmadığını, aksine kadının bedeni üzerinde kurulan kurumsal zorbalığa karşı verilen sessiz, trajik bir hayatta kalma mücadelesi olduğunu kanıtlar.
Kim kurtulmak istiyorsa bilsin ki sâlih amelden başka kurtuluş yolu yoktur. Sâlih ameller de ancak güzel ahlâktan sâdır olur.
Sayfa 67 - Çelik Yayınevi·Kitabı okudu
Reklam
Reklam