On dakika, on beş dakika, yirmi dakika ... Kevin amirini beklerken böylesine paniklediğini Langley'de arkadaşlarına anlatsa inandıramazdı. Bu panik yarım saatlik gecikmenin değil, son birkaç günün eseri olmalıydı. Eğitimleri esnasın da bir üniversite hocası onlara kuşatma tekniğini anlatmış, insanların paniğe kapılınca içgüdüsel olarak yükseğe çıkmak veya tırmanmak istediklerini söylemişti. Panik halindeyken merdivenlerin inilmek için değil çıkılmak için kullanıldığını, asansörde alt kattan çok üst katların düğmesine basıldığını, korkulu sığınmaların bodrum katlar yerine hep tavan arasında yoğunlaştığını falan anlatmıştı. Bu önemli randevu için
Çamlıca tepesinin seçilmesi de tenezzühten ziyade içgüdüsel bir tedirginliğin paniği miydi acaba? Süslü'ye neler oluyordu; o dev gibi kadına? İstanbul'da gizlice buluşulacak mekanlar içinden Çamlıca'yı seçmek yalnızca manzara için olmasa gerekti. Amirinin zor durumda olduğuna kanaat getirdi.