Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
O zaman demokrasi lafı bizde hemen hemen hiç duyulmamış. Türkiye'de vitamin adının yeni yeni duyulmaya başladığı yıllardı. Bunu söyleyişim, bize demokrasinin, vitaminden çok sonra geldiğini anlatmak içindir.
Sağır olmayan herkesin işittiği derin ses bizi bekleyen şey konusunda uyarıyor, kötülüğün çaresi olmadığını ve mucizeye inanmanın kutsallığa saygısızlık olduğunu biliyoruz, yokuşu çıkamayacağımızı ve görünüşte kabul edilebilir nedenlerle inişi onaylayacağımızı biliyoruz, bir uçtan öteki uca parçalanacağımızı ve fikirlerimizin imkânlarımıza denk olarak hazırladığı kıyamet içinde yok olacağımızı biliyoruz. Yakında ortak paydamız kaos olacak, kaosu kendi içimizde taşıyoruz ve onu aynı anda bin yerde bulacağız, her yerde düzenin geleceği kaos olacak, düzenin şimdiden bir anlamı kalmadı, boş bir mekanizmadan başka bir şey değil ve bizi telafisi imkânsız şeye mahkûm etmesi için düzeni sürdürerek biz tükeniyoruz. Yazgı'ya bir tapınak yükseltiyoruz, kurbanlar sunarak onu onurlandırıyoruz ve kendimizi de sunacağımız saat uzak değil, dünya, başkalarını da ölüme sürükleyerek ölmeyi hayal eden insanlarla dolu. Aşırı kalabalık insanlar, evrene yayılan ve dünyayı yaşanmaz kılan bir zehri damıtıyor gibiler. Cehennem, hiçlik olmak bir yana, varlıktır.