Doğrusu okumak gibi tatlı bir şey yok! Başka her şey insanı kitaptan daha çabuk yoruyor! Kendi evim olduğu zaman müthiş bir kütüphanem olmazsa mutsuz olurum.
Yarasaların gören gözlerden ırak hayatları vardır. Karanlıkta yön tayini, geceleri uçmak, ayaklarından asılıp sarkarak hayata tersten bakmak, biraz da yukarıdan... Kitaplara düz ve düzgünce bakan, mantık silsilesine uygun hareket ederken onlara ters ters bakan da okumamak için şık bahaneler bulurken sadece seyretmenin keyfine varır. Der ki: Büyük ve eski kütüphanelerdeki gizemli karanlığı severim. Böyle mekânlar, yarasaların yuva yaptığı loş mağaraları andırır. Devasa bir kütüphanem olsa da onun labirentvari koridorlarında kaybolsam keşke.
Kapağına böylesine hayran kalınan kitabı okumak, tüm güzelliğin kaybolmasına yol açabilir. Merak duygusunu diri tutmanın bir yolu da merak ettiklerimizi öğrenmemektir.
Şimdi, kitaplardan anlamıyor diyebilir misiniz bana? Kütüphanem zengin. Âdeta bir “kitap sarayı”m var benim. Şahsen “kitapsever” değilsem bile en azından “kitapsayar”ım...
"Akşamı bu şekilde geçirmek ne tatlı! Doğrusu okumak gibi tatlı şey yok! Başka her şey insanı kitaptan daha çabuk yoruyor!.. Kendi evim olduğu zaman müthiş bir kütüphanem olmazsa mutsuz olurum. "