Kalçalarımı kavradı ve beni tekrar duvara yaslayıp, bacaklarımın birleştiği tepe noktasını öptü. Bacaklarımı üst tarafından tutup iyice açılmaya zorladı. Dilinin klitorisimin etrafında çemberler çizdiğini hissederek yüksek sesle inledim. Ah.. Tanrım.
İnsanlıktan ümit kesmedim, fakat insana güvenmiyorum.Bir kere bağları çözüldü mü; o kadar değişiyor l, o kadar kurulmuş makine oluyor ki... bir de bakıyorsun ki, o sağır ve duygusuz tabiat kuvvetlerine benzemiş... Harbin, ihtilalin korkunç tarafı, asırlarca gayretle, terbiye ile, kültürle yendik sandığımız bu kaba kudreti birdenbire başı boş bırakmasıdır.
Betty MacDonald'ın L'oeuf et moi'sını hatırlıyorum.
471
Amerikan arabalarını hatırlıyorum: "De Soto"ları, "Studebaker”ları, "Pontiac"ları, "Oldsmobile"leri, “Chevrolet”leri, "Packard"ları ve ismini “V dizilimli 8 silindirden” alan V8'leri.
472
Carnets du Major Thomson'u hatırlıyorum.
473
George Mikes'ın How to be an alien ve How to scrape skies'ını hatırlıyorum.
474
Caroline chérie'yi (hem kitabını hem filmini) hatırlıyorum.
475
"Net metrekare"yi hatırlıyorum.