Puan vermedi·198 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 14:34
Holden için çocuk desem değil. Ergen desem değil. Büyük desem hiç değil :) kitabı okurken, yaptıklarından ve yaşadıklarından dolayı onu hangi yaş grubuna sokacağımı bilemedim. Yatılı bir okulda okurken başlıyor hikaye. Dersleri zayıf olduğu için okuldan atılıyor. Ailesine söylemeden şehire dönüyor ve bi kaç gün eve dönmeden yalnız başına kalırken yaşadığı şeyleri anlatıyor kitap. Okuldan atılma sürecine kadar olan bölümü çok keyifle okudum. Hatta 'kim lan bu kitaba 6 küsür puan verenler' falan diye düşündüm :) Sonrasında çok abartılı cinsellik içeren söylemler vardı. Dozunda olmayan her şey can sıkıcı ve rahatsız edici oluyor malesef.. o kısımları çıkartırsak genel anlamda insanlara ve olaylara bakış açısında, yorumlarında hoşuma giden yerler oldu ve ara ara güldüğüm yerlerde vardı :) İnternette önerilen kitapların içinde genelde olan bi kitap Çavdar Tarlasında Çocuklar kimi yorumlarda da sıkıcı olduğunu okudum. Benim yorumum kesinlikle okunmalı diyemem ama sıkıcı da bulmadım. Oradan buradan görüp de halen okumamış ve okumayı düşünenlere keyifli okumalar diliyorum :)
1000Kitap
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,2bin okunma
zaman çarkı 1-2-3
6/10
·688 syf.··
2026 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2026 03:18
herkese selam. zaman çarkı serisinin üçüncü kitabını bitirmiş bulunmaktayım ve söyleyeceklerim var. aslında seriyi bitirip tüm kitaplar dahilinde genel bir inceleme yazmak istiyordum ama bu noktada o kadar doluyum ki içimdekileri kısaca bile olsa dökmem gerekiyor. serinin genel hayran kitlesi düşünüldüğünde söyleyeceklerimin çoğu kişi tarafından kabul görmeyeceğinin farkındayım, ama incelememi okumaya başlamadan önce bütün bunların benim kişisel düşücelerim olduğunu bilmenizi istiyorum. ilk üç kitaptan spoiler içerecek. gerçi karınca hızıyla ilerlediğimiz için ne kadar spoiler sayılacağı da tartışılır hahaha:) öncelikle yazım tarzının beni -henüz üçüncü kitapta olmama rağmen- ne kadar da yorduğundan bahsetmek isterim. o kadar çok betimleme var ki bir yerden sonra neyi niçin okuduğunu sorgulatıyor insana. ve burada şunu da netleştirmek isterim ki betimleme okumaktan hiç rahatsız olmam, hatta güzel yazılmış betimlemeleri okumayı severim de -ki ilk kitabı okurken yazarın yazım tarzından oldukça keyif almıştım. ama seri ilerledikçe jordan'ın betimlemeleri bana keyif vermekten ziyade eziyet etmeye başladı. tekrarlar o kadar arttı ve olay ilerleme hızı o kadar düştü ki hikaye olduğu yerde genişlemeye çalışıyor şu an. bu noktada betimlemeler araç değil, amaç ve ben bu yazımı kişisel olarak çok verimsiz buluyorum. bol betimlemelerin aksine ayrıntı dağılımı da gerçekten çok dengesiz. yazar şehir mimarisini, mekan görünümlerini, yemekleri, kıyafet kesimlerini hatta yerel şarkıların sözlerinin altında yatan derin analizleri bile sayfalarca en absürt detayına kadar betimliyor ama kritik sahneleri birkaç kısa paragrafla geçiyor sadece. basit bir örnek vereyim mesela; egwene'in seanchan tarafından tutsak edilmesinin yarattığı travma. olayın egwene üzerindeki etkisi çok güçlü
Yenidendoğan EjderRobert Jordan · İthaki Yayınları · 20191,350 okunma
Reklam
Spoiler içerir.
Puan vermedi·158 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2026 00:30
Knut Hamsun daha önce deneyimlemediğim bir yazardı kitabın çevirisini Behçet Necatigil'in yaptığını görünce bir şans vermek istedim. Asıl amacım aç kalan insanlara karşı o durumda neler yaşadıklarını anlayıp okumamdı ama gerçekten baş karakterimizin açlığı beni fazlasıyla boğdu her defasında ne zaman açlıktan ölecek diye düşündüm bu kadar da olmaz ki bide üstüne adam öyle gururlu ki kimseden bir şey istemez lan ölüp gitceksin kitabın son sayfalarında geçiyordu "Fazla gurur öldürebilirdi insanı" diye. Her şeyi geçin bulduğu iki kuruş parayı da başkasıyla paylaşır yardım da bulunurdu yani o durumda bunu yapabilecek çok az sayıda insan vardır. Şöyle bir gerçek de var açlığı iliklerinize kadar hissediyorsunuz bunu başarıyla yansıtmış yazarımız ama bana aşırı geldi. Adam açlıktan kemik, kan, taş,saman gibi şeylerle bile açlığını bastırmayı denedi yani kısaca ben açlıktan ölmek üzere olan birini okuyup kitabın içinde kendimi bulmak istiyorum diyorsanız tam size göre, herkese iyi okumalar.d
1000Kitap
AçlıkKnut Hamsun · Varlık Yayınları · 201735,7bin okunma
1/10
·344 syf.··
2026 7. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2026 16:35
"Bilekleri ve kalçası Svlvia Plath, Louisa May Alcott ve Emily Dickinson'ın sözlerinin dövmeleriyle kaplıydı, kaburgasının üzerinde Antoine de Saint-Exupery'nin Küçük Prens kitabının çizimleri, sol kalçasında da Adınla Çağır Beni'ye atıfta bulunan küçük bir şeftali dövmesi vardı." Adelaide ile ilgili betimlemeler içeren bu satırları okumadan çok daha önce Adelaide hakkında Yanık Hatçemin deyimiyle "eww kim bu pick me orospu?" diye düşünüyorsunuz. Rory'ye gelince... Üzgün olduğunda Prenses Gelin izleyen, Spice Girls Wannabe'yi ezbere bilip dans eden, Elio tarafından tecavüze uğramış şeftalinin dövmesine çok seksi diyen performatiflerin kralı bir bey. Yaptığı en büyük çılgınlığı bir keresinde tanımadığı insanların düğününe gitmek olarak tanımlayan Rory (yeah çılgınsın man!) ve pick me Adelaide'ın aşırı büyük aşkının nihayete ermeyen sonucunda Adelaide'in intihara teşebbüsü ile başlayan bir kitapla ilgili düşündüğümden başka şeyler düşünmek mümkün mü bilemiyorum. Gerçekten Normal People'ın ağzına tüküreyim. Yani gerçekten o iğrenç kitabı okuyup okuyup, "Oha lan ben bunun bi değişiğini yazarım," diyen yazarlarla doldu ortalık. Ödevimi sana veririm ama değiştir, öğretmen anlamasın... Kendinize bir Allah buldunuz tebrikler. Hepiniz embesilsiniz, var ya bir gün bu yaptığınızdan utanacak mısınız merak ediyorum. Yani zaten Rory o kadar iğrenç bir insan ki anlatamam. Yıllar yıllar sürmüş rüya gibi bir ilişkideyken, kıza(Nathalie) informal bir evlilik teklifi ettikten sonra ghosting yapan, daha sonra ikna çabaları sonucu ilişkiye devam eden ama bu sefer de birlikte oturacakları yeni eve taşınırken "ayh ben yapamicam," diyerek sevgilisine haber vermeden kaçan bir lale evladının teki. Adelaide ile olan ilişkilerinde de sürekli ghosting yapan ve sonrasında ben böyleyim kızım,
AdelaideGenevieve Wheeler · Kairos Kitap · 20251,961 okunma
Ölmek bir şey değil, yaşamamak korkunç.
10/10
·1724 syf.··
2026 1. kitabı
·
86 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2026 23:26
Sefiller...Yayınlandığı 1862 tarihindeki ilk gün kadar taze ve genç belki de dünya edebiyat tarihinin en büyük ve verimli mahsülü. Victor hugonun 17 yıllık dev emeği,bu uzun okumamızda kah düşündük kah ağladık hatta güldük.Bu büyük eser 1815 ve 1833 yılları arasında geçmekte. victor hugo büyümüş olduğu fransayı öyle bir özümsemiş öyle bir anlamıştır ki biz okuyucular her kapağı açtığımızda 19.yüzyıl fransasına zaman makinesiyle ışınlanmaktayız yani kitap o kadar iyi ve müthis bir anlatıma sahip ki çoğu yazar ve edebi esere nasib olmayacak biçimde apayrı bir evrene sahip.Devrimlerin ardı arkasını kesmediği fransa nın durumu müthiş bir biçimde-ne kadar akıcılığı bozacak bir biçimde olsa da- kurguya yapılan müdahelerle makaleler biçiminde anlatılmakta yeri geldiğinde hizlı hızlı okumalar yapmama sebep olan bu kısımlar-örn fransa kanalizasyon tarihi,saint benedikten tarikatının 7 kuşak tarihi ve gelenek yapıları-ne kadar sövsek de o zaman dilimini birebir yaşamamızı sağlıyor.Bu makalelerle alakalı eleştirebileceğim tekşey waterloo savaşındaki mareşal neyin kare formasyonu almış britanya ordusuna yaptığı saldırının az kalsın başarılı olacağını iddia etmesi bana absürt geldi onun dışındaki diğer makalelerde bilgim olmadıği için birşey diyemiyorum.Böylesi bir eseri elestirme kapasitem olmadığını düşündüğüm için kitapta çok sevdiğim karakterler,romanın sevdiğim ve sevmediğim özelliklerini anlatıp kısa keseceğim MONSENYOR ÇARLS FRANSUA BİEVENU MIREl:adeta kitaptaki mesih gibidir atandığı digneye ilk geldiğinde koca malikanesini ahır olan hastaneyle değistirmis ve başpiskoposluğa gelen paraları garip gurabaya dağıtan bilgili radikal dini bir inancı olmayan herkese kucaklayıcı yaklaşan neredeyse peygamber gibi diyebileceğimiz bir adamdır burada benim dikkatimi çeken aslında mösyö
Sefiller (2 Cilt Takım)Victor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025105,4bin okunma
Puan vermedi·444 syf.··
2025 29. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2025 12:51
Bu kitabı paylaşıp paylaşmamakta biraz kararsız kalmış olsam da herkese de önermeyerek paylaşıyorum Manyak bir kitap çünkü :) Manyak derken güzel anlamında değil ( ama güzel de şimdi) ciddi ciddi manyak manyak şeyler var :) Felsefi desen değil ama zengin bir felsefi alt yapısı var psikolojik desen değil ama psikolojik unsurlar var dini desen değil ama aşırı mistik ve eski hristiyan inançları var . Hatta tasavvufa bile benziyor. Kişisel gelişim desen değil ama kişilik geliştiriyor. Bu kitap neyi nasıl niçin anlatıyor anlamak çok zor Esasında hikayesi de çok basit Kanser hastası karısını aldatan (şerefsiz/ bunu ben ekledim )bir baş karakterimiz var bu karakterimiz hayatında çıkmazlar yaşayan bir tip. Dipleri bulmuş boşluğa düşmüş biri. hayali bir karakter olan Dreamer la karşılaşıyor . Kurgu aralarında geçen tuhaf muhabbetler ve olaylardan ibaret ama içeriği manyak zengin . adam kitabın sonuna kitap için; önceden çizilmiş bir ortak kaderin yazgısından çıkarak bir birey olmak adına izlediğim yolunun hikayesi demiş. Çok bunaldığında bu kitap seni bulacak demiş . Açıkcası ben çok da bunalmamıştım . Aslında bayadır vardı aklımda bu kitabı almak ama asla içeriğini bilmiyordum kimse de önermemişti . kitapçıda saatler geçirebilen bir değişik olarak raflarda çok bakışmıştık kendileriyle. az biraz pahalı bir kitap diye almıyordum . Sonra indirim yapmış halleri bile diğer kitapçılardan pahalı malum kitapçıda iki alana biri bedava kampanyasından aldım kendilerini :) Çok mistik bir karşılaşma olmadı ama bana geliş vakti çok iyiydi :) Yani çoğu kez deli saçması lan bunlar ... adam şizofren herhalde dedim :) ama içerikten de etkilenmedim diyemem neredeyse her sayfada bir post it var işte öyle bir kitap Anda yaşamaktan tutun düş kurmaya kadar bir sürü öğüt vari şey var .
Tanrılar OkuluStefano D'Anna · Sinedie Yayınları · 20155,6bin okunma
Reklam
Reklam