çünkü sen, bir gün kesinlikle beni terk edeceksin.
en zayıf olduğumda ve yardıma ihtiyacım olduğunda,
geri dönülmez bir soğuklukla arkanı döneceksin.
bunu adım gibi biliyorum.
çünkü artık bunu bilmediğim zamanlara dönmek imkânsız.
hayatında hiç yıkım yaşamamış birinin yürüyüşünü taklit ederek buraya kadar geldi. dikilmemiş her yeri temiz bir yama ekleyerek kapattı. veda ve matemi geçti. yıkılmadığına inandığı sürece, artık daha fazla yıkılmayacağına inandı.
“günde tam kırk dört tane günbatımı gördüğüm olmuştur”
sonra da eklemiştin:
“biliyor musun, insan üzgün olunca günbatımının tadına daha iyi varıyor”
“demek sen kırk dört gün batımını izlediğin gün pek üzgündün”
küçük prens buna karşılık vermedi.