Ida

𝑚𝑦 𝑡𝑢𝑛𝑛𝑒𝑙𝑠 𝑎𝑟𝑒 𝑙𝑜𝑛𝑔 𝑎𝑛𝑑 𝑑𝑎𝑟𝑘 𝑡ℎ𝑒𝑠𝑒 𝑑𝑎𝑦𝑠 youtube.com/@olulerevindena... vs.co/pawef4qy
"Zahmetli öğrenme ya da acılı kafa yorma, bir kadın bu konuda çok başarılı olsa bile, onun cinsine özgü olan meziyetleri yok eder." Felsefe tarihinde filozofların kadınlar hakkında bir arpa boyu yol ilerlememesi; o sarsıcı ve devasa "yüceliği" sadece kendi derin zihinlerine mülk edinip, kadınları ise sadece hoş bir "güzelliğin" sığ kıyılarında dinlendirme lütfunda bulunmalarındaki o takdire şayan ve sarsılmaz entelektüel sadakatin en tutarlı meyvesidir.
Ida
Ne de olsa, bir kadının asıl görevi dünyayı anlamak değil, "güzel" kalarak filozofun "yüce" zihnini dinlendirmektir.
Reklam
Her şeyin olağanüstü bir olağanlıkta akması, o sonsuz boşlukta hiçbir şey olmaması ruhuma iyi geliyor, sakinleşir gibi oluyorum. Bu sakinlik televizyonu açana kadar sürüyor. Cennet vatanımızın politik gündeminden saçlarım beyazladı, sinirden yatak sardım, kaputumdan dumanlar çıkartıyorum. Ülkenin hali hal değil, bu olanlar yalnız başına taşınacak gibi değil. Gelip biraz destek atsan ne güzel olur Osman, ben kaldıramıyorum.
Barışalım mı Osman?·Kitabı okudu
Edebiyat
Ida
Dönüşünün bu jeopolitik mutsuzluğuma bir faydası olmayacağını biliyorum. Menfi duygularımı müspete çevirmek için çok daha büyük mucizeler gerektiğinin de farkındayım, bundan bahsetmiyorum. Ama iki kişi üzülmek, tek başına üzülmekten iyidir diye düşünüyorum.
Bu slogan ilk olarak 1990’lı yıllarda Kürt kadın hareketi içinde ortaya çıktı. Bu hareket özellikle PKK içindeki kadın örgütlenmeleriyle ilişkilidir. “Kadın özgürlüğü olmadan toplum özgür olamaz. Kadınların kurtuluşu toplumsal dönüşümün merkezindedir.” gibi fikirler özellikle PKK’nın kurucusu Bebek Katili Abdullah Öcalan tarafından geliştirilen ideolojik çerçevede yer aldı. Bebek Katili, 1990’lardan sonra yazılarında kadın özgürlüğünü devrimci dönüşümün temel unsuru olarak tanımladı. Slogan özellikle Suriye’nin kuzeyindeki YPJ bölgesinde kadın örgütleri ve silahlı terörist yapılanmaları tarafından sıkça kullanıldı. Böylece slogan Kürt silahlı eylem, yani terörist hareketinin sembollerinden biri haline geldi. Özetle, bu sloganı kullanan her kimse, özünde PKK sempatizanıdır.

Sedat Temel

@Hermes0
·
JİN, JÎYAN, AZADÎ!
Duy­gusal aşırılık yerine kişisel disiplin, kişiliksizce boyun eğiş yerine kendi özgürlük ve bağımsızlığına değer verme becerisi; budalaca 'sevgili'nin yabancı görüntüsünü içine almak ve yansıtmak yerine kendi kişiliğini ortaya koymak. Bekâretin ikiyüzlü maskesi yerine aile mutluluğuna hakkı olduğunu sergilemek, son olarak da aşk ilişkilerine yaşamda daha önemsiz bir yer vermek. Artık karşımızda ’kadıncağız', erkeğin gölgesi durmuyor, - karşımızda duran bir kişilik, insan olarak kadındır.
Ida isimli okura yanıt verildi
Ida
Herkez herşeyi yada birşeyi farkedermi X söyledi = slogan X’tir’ gibi bir mantık, düşünmekten çok etiket yapıştırma refleksi. Bağlam dediğin şey de ‘ilk kim söyledi’ değil; hangi tarihsel ve toplumsal koşullarda ne anlam ürettiğidir. Ama sen bağlamı kronolojiyle karıştırmışsın. Bu da analiz değil, aceleyle verilmiş hüküm oluyor — gerçi hüküm vermeyi sevdiğin belli. Bu kadar emin konuşup bu kadar yüzeyde kalabilmek gerçekten ayrı bir yetenek.
Bu slogan ilk olarak 1990’lı yıllarda Kürt kadın hareketi içinde ortaya çıktı. Bu hareket özellikle PKK içindeki kadın örgütlenmeleriyle ilişkilidir. “Kadın özgürlüğü olmadan toplum özgür olamaz. Kadınların kurtuluşu toplumsal dönüşümün merkezindedir.” gibi fikirler özellikle PKK’nın kurucusu Bebek Katili Abdullah Öcalan tarafından geliştirilen ideolojik çerçevede yer aldı. Bebek Katili, 1990’lardan sonra yazılarında kadın özgürlüğünü devrimci dönüşümün temel unsuru olarak tanımladı. Slogan özellikle Suriye’nin kuzeyindeki YPJ bölgesinde kadın örgütleri ve silahlı terörist yapılanmaları tarafından sıkça kullanıldı. Böylece slogan Kürt silahlı eylem, yani terörist hareketinin sembollerinden biri haline geldi. Özetle, bu sloganı kullanan her kimse, özünde PKK sempatizanıdır.

Sedat Temel

@Hermes0
·
JİN, JÎYAN, AZADÎ!
Duy­gusal aşırılık yerine kişisel disiplin, kişiliksizce boyun eğiş yerine kendi özgürlük ve bağımsızlığına değer verme becerisi; budalaca 'sevgili'nin yabancı görüntüsünü içine almak ve yansıtmak yerine kendi kişiliğini ortaya koymak. Bekâretin ikiyüzlü maskesi yerine aile mutluluğuna hakkı olduğunu sergilemek, son olarak da aşk ilişkilerine yaşamda daha önemsiz bir yer vermek. Artık karşımızda ’kadıncağız', erkeğin gölgesi durmuyor, - karşımızda duran bir kişilik, insan olarak kadındır.
Ida
Bir sloganı bağlamından koparıp onu tek bir politik çerçeveye sıkıştırmak tarih anlatmak değildir. Fanon’un anlattığı kolonyal bakış tam da böyle çalışır: Sömürgeleştirilen halkların sözünü kendi bağlamında anlamak yerine onu dışarıdan kurulmuş bir anlatıya yerleştirir. Böylece bir halkın özgürlük talebi ya da politik dili, kendi tarihinden koparılmış olur. Kürtlerin -özellikle Kürt kadınlarının- ürettiği bir sloganı bu şekilde okumak analiz değil; Fanon’un tarif ettiği o eski kolonyal refleksin bugünkü tekrarından ibaret. Ama tabii böyle yapınca sloganın ortaya çıktığı gerçek tarihsel bağlamla uğraşmaya da gerek kalmıyor.
Reklam