Eğer bilmek, iman etmenin veya inanmanın yerini tutabilseydi veya iman edilen şey aynı zamanda bilinmesi yapısal olarak mümkün bir şey olsaydı o zaman dine gerek kalmaz, bir süre sonra inancın yerini bilgi alırdı. İman, insanın bir şey, bir varlık, bir değer hakkındaki bilgi eksikliğinden ötürü geçici bir süre için benimsenen ve bu konuda kesin, güvenilir bilgilere ulaşma imkanı doğduktan sonra yerini bu bilgiye terk etmesi gereken bir zihin etkinliği veya bir ruh tasdiki değildir; tersine, bir şey, bir varlık, bir değer hakkında, bilgiden bağımsız olarak benimsenen ve herhangi bir karşı-bilgi ile ortadan kaldırılması söz konusu olmayan, çünkü insan ruhunun ayrı bir planına ait olan orijinal bir zihin etkinliği veya ruhsal-iradî bir tasdiktir.
“En temele in, en temelden başla” cümlelerinden sonra yeterince temele inmediğimi düşünüp, çivi yazısından başlamaya karar verdim. Hayırlı uğurlu olsun.
Homer'e göre, insanlar öldükten sonra ancak gölge türünden yarı bilinçli bir yaşam sürerler. Ölülerin ruhları karanlık yeni yerlerinde, yani öbür yaşamları olan ahirette, birer gölge gibi yarı bilinçli yaşarlar ve ölüm öncesi yaşamlarının yalnızca silik bir gölgesini burada devam ettirirler. Onun içindir ki, Homer'e göre, gerçek yaşam bu dünyadaki bİr bedene bağımlı olarak yaşananlardır.
Sayfa 77 - Millet Okulu Sonrası Yunan’da Düşünce·Kitabı okudu