Deli gönül, neyi özler durursun?
Acınacak dostun, cânanın mı var?
Dünya yansa yorganın yok içinde,
Harap olmuş evin, dükkânın mı var?
Hatır, gönül bulamazsın birinde,
Dama dedi dişisinde, erinde,
Vatan dedikleri yangın yerinde,
İnsanlığa hâlâ imanın mı var?
Nene yetmez senin şu kuru kaval?
Pir aşkına sıkıldıkça durma, çal.
Malta'daki kurnazlardan ibret al,
Paran mı var, bağın, bostanın mı var?
Sana giren, çıkan nedir, be dürzü?
Be Allah'ın numunelik öküzü!
Ben mi yuttum on dört bin okka düzü,
Bekri Mustafa'dan fermanın mı var?
Ne uymazsın zamaneye be domuz?
Kırk senedir .... ne verdin omuz.
Nâzır olmuş desem sana ıstakoz,
Reddedecek kılıç, kalkanın mı var?
Çünkü neden? Dalyanın yok, ağın yok,
Bir tek hamsi kızartacak yağın yok.
Ocağın yok, dalın yok, budağın yok,
Yoksa Gökalp gibi Turan'ın mı var?