Leni

Leni
@leniishkaa
take away my blood and bones
Hukuk
Özyeğin Üniversitesi
40 okur puanı
Nisan 2023 tarihinde katıldı
8/10
·416 syf.··
2025 1. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2025 15:23
Kitabın detaylı yorumunu yapmadan önce belirtmek istediğim birkaç şey var: Yazarın youtube kanalını yeni keşfettim, kendisine düşünceleri ve bakış açısı sebebiyle çabucak ısınmam sonucunda merakla kitabını okumaya başladım. Hiç yalan söyleyemeyeceğim, bu kitap hem bir okuyucu olarak hem de yazar olmak isteyen birisi olarak yaralarımı fazlasıyla sardı, yine objektif olmaya çalışacağım ama bunu baştan belirtmek istedim. Mesleki sınavlardan yanık kafam bir yana, içinde bulunduğum dönem sebebiyle ilgilenemediğim kurgum da bir yandan beynimi adeta yakıyordu. Bir okuyucu olarak böyle güzel bir evrende kafa dağıtmaktan daha fazlasını isteyemezdim. Yazar olmak konusunda da; yaşımızın yakınlığı, düşüncelerimizin benzerliği ve yazarın ilk kitabı olmasını göz önünde tuttuğumda bana gerçekten iyi geldi, kendimi yüksek standartlar ve beklentiler altında eziyordum ve bazen bu yaratma isteğinin fazla komplike bir noktaya evrildiği oluyordu. Bu kitabın içerdiği huzurlu serüven bir yana tertemiz yazılmış olması bana ne istediğimi hatırlattı. Bu yüzden kitabın yazarı Damla'ya teşekkür ederim, hayatımın bu daraltı döneminde iyi ki yollarımız kesişmiş. Şimdi yoruma geçiyorum, önce olumlu sonra olumsuz bulduğum noktaları sıralayacağım: -Kitabın fantastik türüne öncelik verilmiş olmasını sevdim. Bence Türk yazarlar genelde romantizmi öne alıp fantastik temaları arkaplana atıyor, tiyatro salonlarındaki gibi mukavvadan ortam olsun diye koyuyor. Fantastik dünyası ve arkadaşlık teması daha önde tutulmuş, romantizm subplot olarak akıyor gibi geldi bana, tam da bu yüzden çok keyif aldım. -Dünyasını çok sevdim. Bunu biraz açmam gerekecek: Sert veya yumuşak bilim kurgu ayrımı fantastik kurgular için de geçerli mi hiç bilmiyorum ama bu kitap kesinlikle yumuşak türden. Ağır fantastik evrenler
Edebiyat & Roman
Gümüş Yürek 1D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 20241,667 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
5/10
·68 syf.··
2024 12. kitabı
Ne zamandır Zweig okumadım diye alıp okudum. Zweig'ı neden sevdiğimi anımsattı ama ayrıca çok da sevdiğim bir kitap olmadı. İlk sayfadan kitabın içindeydim, yazar o kadar güzel girişler yapıyor ki. Devamında da Berger'in hislerini çok iyi anlatmış, cidden anlatımına her seferinde hayran kalıyorum. Altını çizdiğim cümle çok oldu, ayrıca anlatımını ve yapısını incelemek için birçok paragrafı işaretledim. Viyana'yı ve Berger'in yalnızlığı ile bunalımını anlatışı oldukça başarılıydı. Sevmediğim nokta karakterin 13 yaşındaki kıza aşık olması, iyileşince sanki kadınlaşmıştı tarzında söylemlerle meşrulaştırması. Okurken cidden rahatsız oldum ve güzel başladığını düşündüğüm kitabın bir an önce bitmesini istedim. Vermek istediği mesaj için illa böyle bir şey olmasına gerek var mıydı yani bilmiyorum. Zweig'ın tüm kitaplarını okumayı kafaya koyan veya ilgisini çekenler okuyabilir ancak aman aman bir kitap değil bence, rahatsız olmayacaksanız okuyabilirsiniz anlatım gayet güzel.
Edebiyat
KızılStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202236,9bin okunma
Dava
9/10
·224 syf.··
2024 6. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2024 01:50
Kitabı bitirdiğim gece uyuyamadım. Son iki bölümü tekrar tekrar okudum, internette analizler araştırarak anlamaya çalıştım, bütün gece kitabın üzerine düşündüm. Normalde inceleme girmiyorum ama bu incelemeyi ileride kendim için bırakıyorum, çünkü bu kitaba kesinlikle tekrar döneceğim. Ayrıca internetteki analizler beni tam olarak tatmin etmediğinden kendi düşüncelerimi bırakmak istedim. Kitap hakkında herkesin farklı düşünceleri olması da çok güzel ve bence kitabı ölümsüz kılıyor. (SPOILER) -Beklentilerim: Kafka’yı merak ettiğim ve konusu ilgimi çektiği için okudum kitabı. Hukukla ilgili metaforlar ve derin bir kurgu beklentisiyle başladım kitaba, ancak kitap gittikçe soyutlaştı, kafkaesk öğeler ve grotesk içinde fever dream gibi bir şeye dönüştü. Kitabın varoluşla ilgili olabileceğini hiç ama hiç düşünmemiştim, sanırım bu yüzden çok etkilendim. Bir bakıma kendimi Sartre’nin Bulantı’sını okuyor gibi hissettim, kesinlikle daha kolay okunuyor ama çok daha karanlık. -Anlamlandırma çabam: Kafka’nın Babaya Mektuplar’ını yeni bitirip hayatıyla ilgili derin bir araştırmaya girdikten sonra okumam sayesinde kitapta onunla ilgili o kadar çok şey görebildim ki. Ve kitapta bir şeyleri kavrayabildiğimi, ölü bir okuma yapmadığımı düşünüyordum. Hala düşünüyorum, ama Kafka bir noktada insanı tıkayan bir yazar, Katedral bölümüne gelip “Before The Law” kısmını okumamla kafam allak bullak oldu. O kısmı bir türlü kafama oturtamadım. Bu kısımdan sonraki son bölüm ve ani ölümle de neye uğradığımı şaşırdım. Araştırmalarım: Kitapla ilgili o kadar çok analiz aradım ki, bazılarının yorumlarını kendime uydurabildim ama bazıları çok uzak geldi. Bence bürokrasi ve hukuk sisteminin yozlaşması yorumu çıkarmak yanlış bu kitaptan, Kafka’nın hukuk ve mahkeme yoluyla K’nın hayatını anlamlandırmaya
2024 Okuma Raporları
DavaFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202163,8bin okunma
5/10
·56 syf.··
2023 16. kitabı
Tek oturuşta bitirmelik bir kitap. Anton Çehov'un Altıncı Koğuş kitabını çok severek okumuştum, dün de bunu bulunca ve konusu hoş gelince almıştım. Güzel bir kitaptı ancak beklediğim kadar olaylı ve etkileyici bir kitap değildi. Vakit geçirmek için okunabilir, 50 sayfacık zaten hemen bitiyor. Rahatlıkla hakim olabileceğiniz küçük bir çevrede geçiyor, ailenin başına gelenleri okumak keyifliydi. İlgisini çekenlere tavsiye ederim.
Edebiyat
ÇukurdaAnton Çehov · İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,975 okunma
6/10
·71 syf.··
2023 14. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2023 17:26
Bu aralar hep Stefan Zweig okuyorum ve kaleminin akıcılığına şaşıp kalıyorum. Kitaplarının konusuna bakmadan okumaya başlıyorum, normalde konuda çok seçici olmama rağmen kitapları bir şekilde içine çekmeyi başarıyor. Bu kitap da benim için yeterince akıcı ve merak uyandırıcıydı. Kadın karakter trene yetişmek için eşyalarını toparlarken içim sızladı. O tür delüzyonları, ani duygu iniş çıkışlarını bu durumlarda kimimiz yaşamıyoruz ki? Bir şeyler beklediğimiz insanların aslında aklımızdakinden çok başka birileri olduğunu öğrenmek hangimizin canını acıtmadı ki? Bazen zihnin gerçeği hisler yüzünden öylesine değiştirdiği, eğip büktüğü oluyor ki, zaman zaman kalbimin ve beynimin bu gücü beni korkutuyor. Ayağım yere basıyor mu diye kendimi kontrol etme ihtiyacı duyar oldum. Bu insani duygular ve deneyimler kitapta çok güzel yansıtılmış, herkesin kendini görebileceği parçalar var kitapta. Ve başlığı gibi, gerçekten de çok küçük anlar yetebiliyor insanın hayatını kökten değiştirmeye. Maalesef kitapta bahsedilen duygu ve deneyimleri yaşadım, okurken ekstra üzüldüm. Etkileyici olan ise yazarın hepimizin hissettiği bu durumları belirleyip başarıyla aktarabilmesidir bence. Beğendiğim bir kitap oldu, tavsiye ederim.
Edebiyat
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört SaatStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,9bin okunma