Sappho adında bir şair Yunanistan'ın lesbos adasında yaşıyordu. Bu, tarihteki ilk kadın yazar. Orada bir kız okulu yönetiyordu. Ne zaman öğrencilerinden biri adadan ayrılsa, Sappho onun ardından bir aşk şiiri kaleme alırdı. Şiirleri o kadar tutkuluydu ki, lezbiyen sözcüğü, yaşadığı adanın adı olan Lesbos'tan gelir.
Sayfa 100 - YKY
Alıntı
Theophrasti (Theophrastus)
"His association with Aristotle will have begin at Athens, if we accept that he studied with Plato. Otherwise it will have begun at Assos the coast of Asia Minor opposite Lesbos), where Hermias, ruler of Atarneus, former fellow-student of Aristotle in the Academy, gathered together a group of philosophers after the death of Plato in 348/7."
Sayfa 2 - Cambridge University Press, Editors: J. Diggle, N. Hopkinson, J. G. F. Powell, M. D. Reeve, Cambridge University Press, First Published 2004.·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İskitya'da odun kıtlığı vardır, bu yüzden eti şöyle pişirmek zorunda kalırlar: Kurbanların derilerini yüzdükten sonra, kemikleri örten bütün etleri sıyırırlar. Kendi kültürlerine özgü bir tencereleri vardır. Eğer yanlarında böyle bir tencere bulunuyorsa, eti onun içine koyarlar. Bu tencereler tipki Lesbos çanaklarına benzer, tek farkları onlardan daha büyük olmalarıdır; etler işte bunun içerisine konulur, tencere hayvanın kemikleri üzerine yerleştirilir ve kemikler ateşe verilir. Eğer yanlarında tencere yoksa etler hayvanın iskeleti üzerine konulur, su da ilave edilir, alttan kemiklerle beraber ateşlenir. Kemikler kolaylıkla yanar ve iskelet kemikten ayrılmış eti rahatça tutar. Böylece, bir öküzün tamamını pişirebilmek için gerekli olan yakacak da kendiliğinden sağlanmış olur. Her kurban için aynı işlemler yapılır. Et piştiği zaman, kurbanı kesen kişi bunun bir parçasını ayırır, ayrıca göğüs kısmından da bir parça alır ve bunları ayaklarının dibine atar. Başta at olmak üzere, tüm hayvanları kurban olarak keşebilirler.
Sayfa 259 - Panama Yayınları , Eylül 2023·Kitabı okudu
Tarih
Aşkın sözü bitirmesi, aşk ile beraber başlıyor.
“Kaybolmuş sesim kekeliyor Geri gelmeyi reddediyor Çünkü dilim paramparça.” MÖ 6. yy da Yunan adası Lesbos’da yaşayan şair Sappho’dan kalan dizeler bunlar. Bu parçalanan dil tek seferlik bir benzetme değil. Sappho’nun tarif ettiği bütün fizyolojik tepkilerin bir parçası. Öfke iç organlarını kasıp kavurur, beynine dumanlar gönderir. “Tüm gördüklerim dumanlı / Kulaklarım tamamen gök gürültüsü / Ter boşanıyor ve titreme / Sarsılıyorum” aşkının yoğunluğu fazla gelir ve “Ölümden uzak değilim!” der.
Skythia'da odun pek bulunmaz, onun için eti şöyle pişirirler: Kurbanları yüzdükten sonra, kemikleri örten bütün etleri ayırırlar, sonra kendi ülkelerine özgü bir tencere vardır. Ellerinin altında böyle bir tencere bulunuyorsa, eti ona koyarlar. Bu tencere tıpkı Lesbos krateroslarına benzerler, yalnız onlardan çok daha büyük olurlar; etler bunun içerisine konur, tencere hayvanın kemikleri üzerine konur ve kemikler ateşe verilir.
Sayfa 318·Kitabı okudu
Alıntı
Eskilerin kafasında, oral seks, Lesboslu Yunan kadın­larının uyguladığı cunnilingus’tan kaynaklanıyordu. Lesbazein fiili, emmek anlamına geliyordu. Yunan ve Roma ha­remlerinde göz yumulan bu uygulama, sakalı çıkmaya baş­layan özgür bir erkek için utanç verici bir iğrençlikti.