Arif Kaplan

Arif Kaplan
@letatdukh
null
izmir
izmir
8 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
10/10
·432 syf.··
2017 28. kitabı
nereden başlasam bilemiyorum,bu adam Freud'un Jung'un öğrencisi olmalı. Psikanalizi bu kadar güzel,sürükleyici,birebir aktarım yaptıran,zihin sarayında farklı bir oda açtıran kitap. birbirini bu kadar güzel tamamlayan anca böyle karakterler seçilebilirdi bu kitap için. özellikle psikoloji severler için başyapıt.. okuyup okutulmalı.
Edebiyat
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·64 syf.··
2017 23. kitabı
öykü o kadar güzel ki, o kadar güzel anlatılmış ki birini kaybederken hissedilenler, okurken oturduğum yere sabitlendim sanki. sevdiğim yerin altını çizeyim derken, tüm sayfayı çizdim. bir insana duyulabilecek tutkunun boyutunu da o kadar hoş anlatmış ki stefan zweig, eğer bunları gerçekten yaşayıp yazmadıysa iyice takdir edilesi.
Edebiyat
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,5bin okunma
Puan vermedi·43 syf.··
Beğendi
·
2017 37. kitabı
Öykü içinde öyküyle kurgulanmış muhteşem bir Balzac eseri. İnsanın tutkuları için neler yapamayacığını,imkansız olanın onlar için daha bi tutkulu olduğunu, ve en sonunda tutkularına yenik düştüğü bir eser. Hakikaten kitabın 1830'lu yıllara dayandığını görünce kalemini çok cesurca kullanmış Balzac.
SarrasineHonore de Balzac · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20231,749 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2017 40. kitabı
Umutsuz durumda olan vatanın mı önemli yoksa hayatın mı? Zweig bu öyküsünde ''mecburiyet''i bir çeşit zulüm gibi gösteriyor. Bu zulüm ikilemde kalan bir gencin hikayesini anlatıyor. Duygu geçişleri yine çok güzel. O anı hissetmemeniz için hiçbir neden yok.
Edebiyat
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2017 11. kitabı
Bilim kurgu açısından Bradbury bizi hayal kırıklığına uğrattı diyemem.Ama edebi açıdan bakarsak fikirlerim aynı değil. Kitabın oluşumunda kullanılan ''yaya'' öyküsünün oluşumuna değinmek istiyorum. Ray Bradbury başından geçen bir polis diyaloğu üzerine bu kısa öyküyü yazmış. Diyalog şu şekilde gelişiyor. (yazar l.a. wilshire'da başka bir yazar arkadaşıyla yürüyüşe çıkmıştır) polis arabası yanaşır ve ne yaptıklarını sorar yazar tüm ukalalığıyla "ayaklarımızın birini diğerinin önüne koyuyoruz" der , polis memuru sorusunu tekrarlar, yazar bu sefer cevap olarak "havayı soluyoruz, konuşuyoruz, tartışıyoruz, yürüyoruz" der ve devam eder "bizi durdurmanız mantıksız. eğer bar soymak veya dükkandan bir şey çalmak isteseydik araba kullanıyor olmamız gerekirdi. soymuş, çalmış, uzaklaşıyor olurduk. gördüğünüz gibi, arabamız yok, sadece ayaklarımız var" polis memuru "demek yürüyorsunuz.. sadece yürüyor musunuz? " diye tekrar sorar yazar başıyla onaylar polisse "pekala bir daha yapmayın" der ve arabasıyla uzaklaşır. Böyle bi olaydan bu öyküyü yazan yazar bizim ülkemizde olsa ne harikalar yaratır kim bilir!
Edebiyat
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,2bin okunma