Haruki Murakami ile tanışma kitabım. Bir günde bitirdim diyebilirim. Çevirisi Pınar Polat'a ait, bendeki 4. baskısı. Anlatım oldukça güzel, sade ve akıcı. Kitap size hiçbir ağırlık yüklemiyor. Ana karakter Hacime'nin depresif duyguları, kararsızlıkları kitabın sonlarına doğru içimi kararttı ve içimden ona kızmaya başlamıştım. Bir sure sonra siz de kendinizi olayların ortasında buluyor, sanki yaşıyorsunuz. Kendimi Hacime'nin bir arkadaşı olarak gördüm ve sanki karşıma oturmuş bana bunları anlatıyor gibiydi. Yalnız kendinizi Hacime'ye çok fazla bağlayıp, arkadaşınız olarak görmeyin çünkü Murakami'nin romanlarının en büyük özelliği birden pat diye bitip, sizi düşünmeye itmesiymiş. Sonrasında olanları siz kendi kafanızda nasıl kurguluyorsanız o sekilde bitiriyorsunuz aslında romanı. Bunu çoğu kişi beğenmese de benim hoşuma gitti. Tavsiye ederim.
Kitabı liseye giderken, henüz ortada filmi yokken okumuştum. Filminden daha güzel, daha sürükleyici ve fantastikti. Oldukça güzel çevirmiş bence Türkçe'ye Pegasus Yayınevi. Roman, birinci ağızdan anlatılıyor. Duygu yoğunluğunun ve hayatta kalma çabasının insana neler yaptırabileceğini göreceksiniz kitapta. Arkadaşlık, hayal kırıklığı, aç gözlülük ve sevginin gücü kan ve ölüm ile sunulacak sizlere. Alınan bir can yüzünden akan göz yaşlarına şahit olup, alınan başka bir can adına sevineceksiniz.