Katabasis; zihinde canlandırmayı kolaylaştıran anlatımı, değersizlik ve yetersizlik duyguları,sevilme ihtiyaçları ile ustaca oluşturulmuş karakterleri, Dante’nin Cehennemi’ne,tarih boyunca anlatılagelen yeraltı dünyası mitlerine; Çin, Yunan ve Mısır mitolojilerine yaptığı göndermeler, ayrıca akademik dünyaya dair eleştirel fikirleriyle keyifle okuduğum bir kitap oldu.
Tek eleştirim; sayıklamalar, tekrarlar ve kurguya katkı sunmadığını düşündüğüm bölümler sebebiyle yaklaşık yüz sayfa daha kısa olabileceği yönünde.
Alice Low, Analitik Büyü alanında doktora öğrencisidir. Tek hedefi, bu alanda saygın bir isim olan Profesör Grimes’tan güçlü bir referans mektubu alarak hayalini kurduğu konuma ulaşmaktır. Bu uğurda yalnızlığı, zorbalığı, huzursuzluğu, mutsuzluğu ve dışlanmayı göze alan Alice’in hayalleri, ters giden bir büyü sonucunda Profesör Grimes’ın hayatını kaybetmesiyle yıkılır.
Ancak bu olay bile onu durduramaz; Alice yoğun bir araştırma ve çalışma sürecinin ardından Profesör Grimes’ı kurtarmak için Cehennem’e inmeye karar verir. Bilmediği şey ise, huzursuzluk duyduğu rakibi Peter Murdoch’un da aynı planı yapmış olmasıdır. Birbirlerinden hoşlanmayan bu ikili; Asfodel Tarlaları, Cehennem’in sekiz katı, Lethe Nehri, kemiksi yaratıklar ve İsyankârlar Kulesi gibi unsurlarla örülü yolculukları boyunca, cehennemin kendilerine özgü yansımalarıyla yüzleşecek ve unutulmaz keşiflere yelken açacaktır.
Katabasis, zengin ve gösterişli fantastik unsurlardan ziyade belirli bir temaya odaklanışı, bireysel ve kişilerarası dinamiklere eğilen özgün kurgusu ile keyifli bir okuma süreci sunuyor. Bu tür temaları seven okurlara önerimdir.