Kadınla erkeğin karşı cins oluşlarından dolayı çoğalmayı sağlayabilmelerine benzer biçimde bilinçle bilinçdışı da insan ruhsallığını ancak birlikte ortaya çıkarabilen ve üretkenliği sağlayan karşıtlar ya da tamamlayıcılardır diyebiliriz.
Bir bebeğin geçiş nesnesi genellikle battaniye veya oyuncak ayı gibi yumuşak bir şeydir. Ayrıca kendine özgü bir kokusu vardır. Bebeğin zihninde geçiş nesnesi, sahip olduğu ilk "ben-olmayan" şeydir ve "ben-olmayan" şeklinde algılanan anneyi temsil eder (bkz. Donald Winnicott, 1953). Bu tür bir nesne, örneğin uyumaya çalıştığında anne ortamda değilse, bebeğin rahatlatıcı ve yatıştırıcı bir anne yanılsamasını korumasını sağlar. Geçiş nesnesi bebeğin evrilmekte olan kendilik temsilini annesinin imgesiyle bağlantılandırır, bu yüzden bebek geçiş nesnesini psikolojik anlamda, kendi denetimi altında tutar. Özgün geçiş nesnesi 2-4 yaşları arasında terk edilir.
Psikanalizde yapılmaya çalışılan da bunun gibi, serbest çağrışımla kişinin zihnindeki her şeyi olduğu gibi söze dökmesi. Freud boşuna imkansız meslek diye tanımlamamış...
Gamze
@oburiksbookss
·
Siz de kabul edersiniz ki, her şeyi olduğu gibi söylemek mümkün değildir.
Agathe, uçtuğu var mı ruhunun ara sıra,
Büyülü, mavi, derin ve ışıl ışıl yanan
Bambaşka denizlere, bambaşka semalara,
Şu kahrolası şehrin simsiyah havasından?
Agathe, uçtuğu var mı ruhunun ara sıra?