Bana aşkın nasıl bir şey olduğunu soruyorlar. Onlara Ahmet Arif'i anlatıyorum. Ahmet Arif Leyla'sına mektup yazardı ve mektuba yapıştıracağı posta pulu için iki saat boyunca hamallık yapardı. Bizim aşk bellediğimiz budur. Şarj bittiğinde biten ya da mesaja cevap gelmediğinde tükenen zamane sevgilerin yabancısıyız biz.
Ley’Lâ’ya mektup-Ahmet Uluçay
youtu.be/Vlm9_JXqDhY?si=... Bir gün, bizim Mecnun yine serhoş yine divane bir vaziyette 'Leyla, Leyla' diye feryat edip gezerken, Leyla onun feryadını duydu, kalbi mahzun oldu ve 'gideyim şu miskine kendimi bir göstereyim. O benim için gece gündüz niyaz eder' dedi. Mecnun'un bulunduğu yere gitti ve karşısında durdu. Ama nafile Mecnun hâlâ 'Leyla... Leyla...' diye feryat ediyor, ağlıyordu. Kimseyi görecek, işitecek bir halde değildi velhasıl. İnleyerek, sızlayarak şehirden çıktı, sahraya düştü. Güneşe karşı bir yerde oturdu ve Leyla'sını anmağa devam etti. Merak ve hayretler içinde Leyla peşinden gitti, oturduğu yere vardı, dört tarafını dolanarak ona kendini gösterdi. Mecnun oralı olmadı, Leyla'ya iltifat bile etmedi. 'Leyla, Leyla' diyerek kendinden geçti, bayıldı. Fakat yattığı yerde bile bütün vücudundan Leyla adı işitiliyordu. Neyse uzatmayayım, Leyla bundan bir şey anlayamadı. Bekledi. Mecnun kendine gelip yattığı yerden doğruldu. Bu defa, Leyla güneşin bulunduğu tarafa gitti ve Mecnun'un önünde durdu, gölgesi Mecnun'un üzerine vurdu. Mecnun başını kaldırarak uzun uzun Leyla'nın yüzüne baktı 'kimsin, ne istiyorsun?' diye sordu. Leyla da ona 'aşk elinden halin nicedir?' diye soruyla karşılık verdi. Sonra da ekledi 'beni tanımadın mı? Leyla Leyla diye istediğin ve inlediğin işte benim! Nasıl tanımazsın?' Mecnun hiç yüzüne bakmadan 'var git işine, âlem bana hep Leyla oldu. Gönlüme hep Leyla doldu. Eğer sen gerçekten Leyla isen, ya bu bendeki Leyla kimdir?' diye sorup durdu. Mesele bu değil mi? Sen gerçek Leyla isen bu bendeki Leyla kimdir? (Alıntıdır)
Duygu ve Düşünce
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hepiniz Mecnun’u bildiniz ya ben Leyla!.. benim hikayemi biliyor musunuz? Beni hep onun adıyla andınız. Leyla… ve Mecnun. Sanki ben onun bir ekidir, sanki ben sadece onun sevdası için varım. Peki kimim ben? Ben, sevmenin günah sayıldığı bir dünyanın içinde sessizce yanan kadınım. Ağlamadım sanmayın… Benim gözyaşlarım içime aktı, duvarların görmediği, kelimelerin tarif edemediği bir sessizlikte boğuldum. Mecnun çöllere düştü dediniz ya, ben neye düşmedim ki? Bir baba korkusuna… Bir töreye… Bir yasaya… Bir susturulmuşluğa. Onun aşkı meşhur oldu, benimki neden utanç sayıldı? O adımı haykırdı, ben onun adını içimde bile kısık söyledim. Çünkü kadınların sesi kalplerinde boğulur. Bize aşk yakışmaz, yakıştırsak da saklamamız gerekir. Ben de sakladım. Ama her saklanan, büyür içte. Kök salar, tutar insanı. Ben Mecnun’u içime gömdüm, bir mezar gibi taşıdım yıllarca yüreğimde. Hiç soran olmadı, “Sen ne hissettin Leyla?” Ben sevdim. Ben bekledim.
Edebiyat
Mecnun bir gün kalem-kâğıt aldı ve Leyla'ya mektup yazmak istedi. Sonra durakladı, düşündü ve şöyle dedi: 'Hayalin gözümde, adın dilimde, yâdın da kalbimde iken; ben kime, niye mektup yazıyorum?' Böylece kalem-kâğıdı bir kenara atıp, Leyla ile meşgul olmaya başladı. 1x1 Taşkın Tuna
Canım Ley’Lâ’m…
Salt sana inanıyorum. Kıvancım, gururum senden canım. Ne güzel şey senden gayrısını tanımamak, takmamak! Gözlerini, ellerini öperim. İstanbul'a gidince yaz e mi? Ya da adres ver. İyi izinler, iyi tatiller sevgili canım. Ahmed Arif Leylim Leylim
Alıntı
LEYLA’YA MEKTUP
Leyla, biz böyle nasıl çocuklarız Hep ateşle oynarız, ateşle oynarız Gurbet, hasret, uzaklar Kızgın çöller, kum fırtınaları Leyla, biz böyle nasıl çocuklarız Su akar, kuş uçar, yılan sürünür Mecnun, yanar! Mecnun yanar, diye Leyla da mı yanar Leyla, biz nasıl çocuklarız Ezelde verilmiş hükmümüz Büküldü boynumuz, kıldan incedir Leyla, uzun ve karanlık bir gecedir İçinde yana yana kül olduğumuz Kaybolduğumuz Hadi ben neyse Leyla Mecnun’a yanmak yaraşır Sen terk edip haymelerin, hurmaların gölgesini Girdin kor yüreğime, ateş mekânındır Yandın, yakınmadın Bir “ah!”ını duymadım yıllar yılı Cehennem olsa utanır, bir günahsızı yakmaktan Desem “Usandım seni içimde taşımaktan” Leyla kırılır, Leyla darılır Yüzyıllar oldu görüşmeyeli Saçlarıma aklar doldu bir görsen
Edebiyat