insanlığın, yerleşik hayata geçişini sağlayan tarım devrimi'nden sonra başlayan ve yaklaşık on üç bin yıl süren tarihinde; teknolojik, siyasal, sosyal, ekonomik ve sağlık alanlarındaki ilerleme yavaş, birikimli ve genellikle doğrusal bir seyir izledi. tekerleğin icadı, yazının icadı veya piramitler gibi mimari harikaların ortaya çıkışı gibi adımlar arasında binlerce yıl geçmiş ve nesiller boyu yaşam standartları ile teknoloji temel düzeyde aynı kalmıştır. ancak bu uzun ve öngörülebilir ilerleme çizgisi, son iki yüz yıllık periyotta, özellikle sanayi devrimi'nin buhar ve makine gücüyle ateşlediği bilimsel ve teknolojik devrimlerle birlikte kökünden kırılmıştır. bu kısa zaman zarfında insanlık; at arabasından ses hızını aşan jet uçaklarına ve uzay mekiklerine, bir bilginin at sırtında haftalarca taşınmasından aynı bilginin internet aracılığıyla saniyeler içinde küresel olarak yayılmasına, basit bir enfeksiyon karşısındaki çaresizlikten antibiyotikler, aşılar ve genetik mühendisliği sayesinde ortalama yaşam süresini ikiye katlamaya uzanan akıl almaz bir sıçrama yaşamıştır. sadece tek bir insanın ömrü içerisinde telgraftan telefona, radyodan televizyona, oradan da cebimize sığan ve tüm dünya bilgisine erişim sağlayan yapay zeka destekli bilgisayarlara geçilmiştir.
dolayısıyla bu yeni dönemde gelişim, artık birikimli değil, katlanarak artan `(eksponansiyel)` bir karaktere bürünmüş ve sadece 200 yılda medeniyetin sosyal, ekonomik ve kültürel çehresini, önceki on binlerce yılda olduğundan çok daha radikal şekilde ve olağanüstü bir hızla tamamen değiştirmiştir.
bahsettiğimiz bu "sadece 200 yıl" tabirini daha net anlatmak gerekirse ve insanlık tarihini 100 yıllık bir periyot olarak düşünürsek, sadece son 1.5 yıldır yaşamış/yaşayan insanlar, atalarının yaşamından oldukça