“Yaşarken, sürekli, düştüğünü göreceksin-
çeşitli yüksekliklerden çeşitli derinliklere…
Yaşamın, düşüşün olacak.
Yaşarken düşeceksin.
Ama bu demek değildir ki yaşamın boşunaydı; önce yükselip sonra düşerek, bir hiç oldu: Zaten, bu yüksekliklere çıkıp, bu derinliklere düşmen, senin yaşamının getirdiği bir zorunluluktu - sen, sen olarak, ancak ve zorunlu olarak, o yüksekliklere çıkıp, ancak ve zorunlu olarak, o derinliklere düşebilen olacaktın - oldun da, oluyorsun da, daha da olacaksın.”
Oruç Aruoba,
Sevgili yazar; düşerken, yazdıklarınla elimden tuttuğun için teşekkür ederim. Hayatımda pek az “en”lerim olmuştu, bunlardan biri kitabın oldu..
Oruç Aruoba ile tanışmam “Hani” ile olmuştu, ama “de ki işte”nin bendeki yeri çok ayrı. Özet niteliğinde bir alıntısını en başa sabitledim. İçimde dönüp duran ama farkında dahi olmadığım sorularla beni yüzleştirdi. Çok şey söylemeye gerek yok, ne desem yetmez zaten. Çok seviyorum, “ki” ile hiç vedalaşamayacağım.