Abdurrahman Gümrükçü

Abdurrahman Gümrükçü
@ligarba61
A.D.M.M.A 1975-1980 kimya müh
10/10
·135 syf.··
Beğendi
·
2026 157. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 00:08
Kitaba adını veren Asmalımescit 74 numara da romanın baş karakterinin ve diğer arkadaşlarının konakladığı bir pansiyondur. Olayların seyri sırasıyla, Asmalımescit 74’ten önce, Asmalımescit 74’te ve bu pansiyondan sonrası olarak akmaktadır. Aslında 74 numaradaki yaşantısının öncesini ve sonrasını çok az biliyoruz… Buradaki hayatı öncesinde başkarakter yine bohem bir hayat yaşasa da kendi içinde düzeni olan bir hayatı vardır; örneğin, geç saatte de olsa çalıştığı iş yerine, gazeteye gitmektedir; gazeteden çıktıktan sonra sıklıkla çalışma arkadaşlarıyla Sirkeci’ye gitmektedir.[6] Roman her şeyiyle düzen dışı bir İstanbul yaşantısını anlatır ve analizimizi de tamamen bu değerlendirme üzerine kurduğumuzu baştan belirtmiş olalım.[7] Zaman zaman karşımıza çıkan tabii ve gayritabii karşıtlığı üzerinden yapılan tartışmalar da romanı düzen dışı mekân kavramsallaştırmasıyla okumayı olanaklı kılar. Ek olarak, normatif olmayan ilişkilerin kurulması (romanda lezbiyen aşk deneyimine, evlilik dışı ilişkilere yer verilir; hatta evlilik sorunsallaştırılır), ev gibi yerleşikliğin ve düzenin temsili bir mekânda değil de pansiyon gibi daha az mekânsal sorumluluğun olduğu yerde kalınması, işe gidiş geliş saatlerinin belirsizliği, günübirlik yaşamaya ve tüketime (özellikle alkol ve uyuşturucu) odaklı olunması roman boyunca düzenin dışında olduğumuzu bize her şeyiyle hissettirir. Öte yandan anlatılan dönemin politik tartışmalarından, rejim değişikliğinden hiç bahsetmemesi ve bunların atmosferine dair bir haleti ruhiye taşımaması da anlatıyı bulunduğu dönemin içinde açılmış bir parantez gibi kılar.
Hayata Dair
Asmalımescit 74Fikret Adil · Sel Yayıncılık · 2015200 okunma
Abdurrahman Gümrükçü
Evet bildiğimiz necip Fazıl hatıra kitabı bu 40 lı seneler sanırım
Reklam
Selenin üstünde gitgide artan sert hareketlerle kendi kendini tatmin ediyordu. Demek ki çıplaklığının çağrıştırdığı fırtına bende olduğu gibi onda da dinmemişti. Boğuk iniltilerini duyuyordum; zevkten tümüyle kendinden geçti ve çıplak bedeni çakıl taşlarının üstünde sürüklenen bir çelik gürültüsü içinde yamaca fırladı.
1000Kitap
Abdurrahman Gümrükçü
Farklı bir roman