Abdurrahman Gümrükçü

Çatısız yapıları Bir düğünü ateşleyen Ona buna bulaştıran göz1eri Çocuklar geceye çan Geceye karşı itfaiye erleri - O gün kasabada O gün kasaba O gün kasap Ben ölmedim yalnız kaldıysa da ayaklarım Eridiyse de başım inceldiyse de üst yanım Bir porsuk karnını geceyi deşip buraya çıktım Daha dün kirecin rüyası bu kente indim Gün doğmadan kiralık ev aradım Şehzadebaşı'nda Geceye bir kartal gibi çarparaktan İsa bu gelip konmuş elime Ayasofya' dan Kirli sarı çıkıp bir giysiden Vakte bakan zeytin yaprağı serabından Şarabın arabından Bir zenci sancısından Bir düşün dişinden Karlar eridikte yönelirdik kadınlarla Kuzeye batıya dağa doğru Yüzümüzü biçerdi yıllanmış soğuk Su kıyısına dizilirdik yandan önden arkadan ışık Kabe yüzüklerindeki ışık Çamaşır yıkardı kadınlar kızlar Biz çocuklar suda kışın giden Büyüklerden bize bulaşmış ölüm tüveyçlerini Yıkardık ısınırdık Kızlara vuran ışık yalnız o ışık artardı
Şiir
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
öğle olduktan sonra öğle namazını yeniden kılan büyük annesini bense oruç tutardım menengiç kahvesi içerdim akşamları yolumu hep bir çocuk beklerdi döğüşmek için Ama ben onu dövmezdim o da beni dövemezdi Sonra Afrika olan Ömer - çünkü biz Onu Afrika yapmıştık oyunda O Ömer tek başına bizi yenerdi Yani kardeşi Avusturalya Alfyi, kardeşim Avrupa Ali'yi ve Asya beni "Gider içerde güçlenir güçlenir gelirdik" Ama Afrika Ömer O hep kış yaz tarlalanan Dağlarda koyunlara çiçeklere ateş yakan Böcek ezdiren bütün düğün böceklerini ezdiren Ve hep düğün çorbası içen O Afrika Ömer Hepimizi tek başına yenerdi Barbar kıvırcık saçlarına Narlar nardan taçlar takardı Koparır koparır narları yerdik Çubuklarımızı vişneyle tazelerdik Yalnız nar ateşini ve vişne alevini severdik - Düğün düğün kızların koşup katıldığı Düğün düğün son kızlardan bir kokteyl - O gün kasabada bir düğün Ölümün düğünü Herkesin düğünü Çocukların kağıttan Çerden çöpten ve taştan Kaldırım taşlarından düğünü Deniz kabuklarından Bir uygarlık taşıyan çemberleri Içi boydan boya ta temele görünen evleri
Şiir
Güneşten bir demet Bir kaç tüy Bir güldeste Bir firkete Bir avuç çıplaklık Ve portakal büyüsü Ve özgürlük sundukları Dağıttıkları Payından pay Ekmeğinden ekmek bağladıkları Yas mı sevinç mi Ölülük mü dirilik mi Din mi barış mı Savaş mı sevgi mi - O gün Başkasının düğününe giden Kendi düğününe giden kızlar Karacadağ pirinci ayıklamayan Her çocuğa birden anne olmayan Kızlar dönüp dönüp başlarını Saklanıyorlardı - O gün Düğün düğün böceği ve düğün çorbası Eşeklerin aydedesi ayın öcü alındı mı - Depremden artakalmışlardı biz de bir halkevi yapamamıştık da ondan oraya gitmiştik siyah incir ağaçlarına çıkardık ilk defa tadardık O hep Erzincan'ı anlatırdı öğle olmadan öğle namazını kılan
Şiir
Her şey Asuı'du Rap rap rap Duvarda bir satrap Tavanda bir akrep Rap rap rap Güneşti önleyen çağın siyahını Kafka'yı kemiren Camus'yü tedirgin eden Sartre' a zaman zaman yılgı veren Heidegger'i düşündüren Kierkegaard'ı bunaltıp Heideggeı'i düşündüren Schopenhaueı'deki öfke Nietzsche' deki savaşçılık Faulkneı'i sarhoş eden Van Gogh'u Van Gogh eden Chagall'ı Chagall eden Kirazlarsa - O gün kasabada Kuşluğun kuş'luk olduğu Kuş-luğun çılgın ağaçların Başına bir yurt olduğu Kalp krizi İnsanların derlenip Bir araya gelip bir bütün Bir tek insan olduğu Dağ yolunu tuttukları Durup durup Zülküfül'ün Bahçelerini andıkları Doruğunu andıkları Herkesin birbirine
Şiir
- Bir fosfor dondurması koyarak gel Bir çocuk şapkasının içine - Ve gül Nemrud'un yaktığı ateşte açan Koncalanan açılan gelişen Ibrahim'in elinde Tatlı bir su içe gerçekler saçan bir mağara Urfa' da yıldızların yıldızdan ayın aydan Günün günden fazla bir şey olduğu orada Uzanan bir yarı ölü eli kirazdan kiraza Kirazsa hep aynı ıraklığı bozmamakta korumakta İçilemeyen bir su bardakta Aklı düzeltmenin mümkünü kutsal balıklarla Her şey bir kere daha yanlış gibi Şeker şeker diye soluyan şaha kalkmış Bir tutamlık barutu kuşlara attık gibi Bir kış gibi geçti eşeklerin aydedesi Fıstıklarsa - O gün kasabada bir yaz Bağbozumu tadında Sarhoşluğun yankısından Şıra yosunundan çeşme ışığından İğde sesinden bir kalabalık Sızarak cami aralığından Ayvalarsa - O gün kasabada bir çarşı Bir bayrak gibi açmıştı yası Yas bir meşale yüzlerde Güneşten yanmış bir harman - O gün kasabada Antik her şey baş kaldırmışt
Şiir