“Günaha inanmam ben. Tehlike, ayak uyduramamakta. İnsan, kendi zamanı ile kuşağından adsız milyonlarca başkalarıyla birlikte uygun adım bir yürüyüşün içine doğar; eğer bir kez adımınızı şaşırır, bir kez yanlış adım atarsanız, ayaklar altında ezilir, ölürsünüz.”
Ya on yıl erken geldim dünyaya ya da on yıl geç. Ara yerde bir geçitteyim. Bir el boğazımı sıkıp duruyor. Biri de çıkmış göğsüme oturmuş. Çok kalmadı şurada ama... Erken ya da geç başlanan on yılın bitmesine.
Bir şey beklemezse eğer insan, on yıl çabuk geçer.
“Kahvemi içiyorum ve annem ‘amma sessizsin, bir şey mi oldu yoksa?’ diyor. Keskin bir şekilde söylüyor bunu çünkü ancak ruhum tümüyle onun ruhunda barındığında ve içimde gizli bir köşeyi ondan saklamadığım zaman seviyor beni.”