Esra Yılmaz

Esra Yılmaz
@lightsoflibrary
18 Mayıs
133 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
8/10
·148 syf.··
2021 44. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2021 12:14
Yolculuklar ve Öteki Yolculuklar’da Antonio Tabucchi, bize yaşamı boyunca ayak bastığı farklı coğrafyaları paylaşıyor. Bir konumda uzun süre sabit kalmanın, seyahat halinde olmamanın ona hissettirdiğini şu cümleyle açıklıyor kitapta: “Bütün bir yaşam boyu ayaklarını aynı yere basmak tehlikeli bir yanlış anlamaya yol açabilir; sanki orası bizimmiş, dünyada her şey gibi ödünç olarak verilmiş değil de bize aitmiş sanırız”. Bulunduğu toprakların sanatı, kültürü ve tarihinden ziyade es geçilebilen sokaklara, müzelere de değinmekten kaçınmamış. Sabit konumda bulunmama rağmen beni kendi dünyasına çekip bir nebze de olsa yolculuğunda hissettirebilmesine minnettarım.
Deneme
Yolculuklar ve Öteki YolculuklarAntonio Tabucchi · Can Yayınları · 201631 okunma
Reklam
10/10
·136 syf.··
2021 37. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2021 14:44
1968 yılı Prag Baharı döneminde, Çekoslavakya Ruslar tarafından işgal edilince Avrupa’nın pek çok yerine mülteciler dağıldı. Onlardan biriydi İrena. Kocasıyla birlikte göç ettiği Fransa’da kocasının ölümü üzerine yalnız kaldı. Kimsenin duygularını, yaşadıklarını bilmediği bu yeri kendine yurt edindi. Yıllar sonra memleketine ziyarete giderken Josef ile yollarının kesişmesi, onun kopamadığı ama yabancılaştığı geçmişiyle yüzleşmesiydi bir nevi. Milan Kundera’nın kendi kişisel tarihini kattığı, bilmemek, yabancılaşmak, yurtsuzluk, bellek ve unutuş üzerine romanı. “Göçmen olma” psikolojisini inceleyen bu kitapta yer yer Odysseus’a da atıfta bulunularak anlatım zenginleştiriliyor. Verdiği etimolojik bilgilerle de nostaljinin bilmemek ile ilişkisini ortaya çıkarıyor. Nostaljinin doyurulamamış dönüş arzusundan kaynaklanan bir keder olduğunu ortaya koyarak kitabı bu bilgiler üzerine yapılandırıyor.
Edebiyat
BilmemekMilan Kundera · Can Yayınları · 20201,984 okunma
10/10
·340 syf.··
2021 36. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2021 18:01
Modern Sanatın Kısa Tarihi, 19. yüzyılın ikinci yarısından, 20. yüzyılın ortalarına kadar olan dönemi kapsıyor. Kitapta siyasal ve toplumsal olayların sanata olan yansımaları, bir bütün olarak birbirlerini etkiledikleri bu süreç, çok anlaşılır bir dille ifade ediliyor. Modernizmin başlangıcında 1848 Devrimi’nin etkisinden başlayan bu süreç, İkinci Dünya Savaşı sonrasına kadar uzanıyor. Kronolojik bir akışla ilerleyen kitapta, akımların ortaya çıkmalarına sebep olan olayları, kişileri ve sanat eserlerini sırasıyla görüyoruz. Seçilen sanat eserlerinin resimleri de eserlere nasıl bakacağımıza yön vererek kitaptan alınan verimi bir hayli yükseltiyor. Sanat kitapları okumaya yeni başlayan biri olarak hiç zorlanmadan okuduğum, bana epey bilgi birikimi kattığını düşündüğüm kitabı yeni başlamak isteyen herkese gönül rahatlığıyla önerebilirim.
Sanat
Modern Sanatın Kısa TarihiE. Osman Erden · Hayalperest Yayınevi · 201656 okunma
6/10
·160 syf.··
2021 35. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2021 18:12
Knut Hamsun’un okuduğum ikinci kitabıydı Victoria. Çoğu zaman yazarların kaleminde ilerleyişlerini kronolojik olarak görmekten hoşlansam da, bana göre bu durum Hamsun için geçerli olmadı. Okuduğum ilk romanı Açlık kitabından ne kadar etkilenmiş olduğumu bilen bilir. Açlık kitabının vurucu gerçekçiliği beni hayran bırakmıştı. Victoria kitabı ise sade dili ve olayların ilerleyişi ile daha az etki bırakan bir kitaptı. İki kitabın çok çok farklı olmasından ötürü bu kıyası yapmak hiç doğru değil. Fakat yazarın -bana göre- en iyi kitabından başladığım için hiçbir kitabı beni Açlık kadar etkileyemeyecekmiş gibi hissediyorum. Kitapta tabakalar arası aşkı görüyoruz. Zengin kız fakir oğlan klişesini sade diline rağmen hiç beklenmedik olaylarla şaşırtarak anlatıp, yine bizi etkisi altına almayı başarıyor Hamsun. Aşkın daha çok hüzünlü, umutsuz ve kavuşulamayan halini gözler önüne seriyor. Bu kitapta aşkın önüne geçen duygu gurur oluyor. Zaten Hamsun’dan ne kadar mutlu bir kitap bekleyebiliriz ki? Kaleminin bariz en sevdiğim yönü de bu. Knut Hamsun okumaya yeni başlayacaklar için naçizane tavsiyem Victoria kitabı ile başlamak olacaktır.
Edebiyat
VictoriaKnut Hamsun · Timaş Yayınları · 20241,550 okunma
10/10
·158 syf.··
2021 30. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2021 02:34
Cebinde kalan çok az parayla Avrupa’ya dönebilmek istiyordu. Vapur Kristiania’ya gelip, Kopenhag’a gitmek üzere demirlenince Knut Hamsun karaya çıkmadı. Kristiania ona bu şehirde geçirdiği acı günleri hatırlatıyordu. Açlık sayıklamaları başlayınca elindeki kağıt parçasına şu satırları yazdı: “Yumruğunu yemedikçe kimsenin bırakıp gitmediği o garip şehir Kristiania’da aç açına sürttüğüm günlerdeydi...” Bir büyülenmişlik içinde Kopenhag’da kiraladığı çatıaltı odasında yazmaya devam ediyor, bu açlığın neye yarayacağını biliyordu: Açlık romanıydı yazdığı. Hamsun’un açlığı bu kadar gerçekçi ele alışının sebebinin, kendi hayatından esinleniyor oluşu aşikar. Başkarakterin ismi yok, gerek var mı? Birileri ona ismiyle seslenip insan olduğunu hatırlattı mı? İnsan gibi yaşıyor muydu? Hayır. Yatacak yeri, ağzına sokacak bir lokma ekmeği dahi yoktu. Ama o yalnızca yazmaya çalıştı. Yazılarından gelecek birkaç kron ile geçimini sağlamayı umut etti. Bu süreçte açlık yakasını bir an olsun bırakmadı. Ama açlığın bile bastıramadığı, bastırmasına izin vermediği bir şey hep vardı: kendisine duyduğu saygı ve gururu. Açlıktan kendi kanını emecek duruma geldiğinde bile bir başkasından yardım beklemedi. Ağzına girecek tek bir lokmanın bile haksız kazanç olup olmaması derdindeydi. Onun yaşadığı daha nicesi zorluğu okurken bende acıkmaktan ziyade tiksinti duygusu bariz bir şekilde baskındı.
Edebiyat
AçlıkKnut Hamsun · Varlık Yayınları · 201735,6bin okunma
Reklam