Lililerle

Lililerle
@lililerle
Hayat kısa Aşık olun bakireler Dudaklarınızın allığı Solup gitmeden önce İçinizdeki arzu dalgaları Durulmadan önce Yarını bilmeyen İnsanlar için...
Bir kıymık saplanmıştı içime... Kimseye belli etmeden acı çekiyordum. En büyük acı, başkaları ile paylaşmaya cesaret edemediğin acıdır.
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Nasıl yani? Saçma sapan ön yargılara sahip olduklarının farkında olan ben, buna rağmen her şeye onların açılarından mı bakacağım? İğneleyici laflarından kaçınmak, hoşgörülerini ve hatta beğenilerini kazanmak için özgürlüğümü, sağlığımı, çalışmanın verimli zevklerini mi feda edeceğim? Eğlence dedikleri şeyin yorgunluk ve baş dönmesinden ibaret olduğunu bilen ben, gidip şamatalarına mı katılayım? Popüler dilin, sadece kalabalıkların vasat ve kaba saba fikirlerini yansıttığıni bildiğim hâlde, insanın içindeki hayvani tarafın, mantıklı idareye karşı zaferini resmîleştirmeye yarayan sıfatların, çağrışım yapan kelimelerin, formüllerin, sözde belitlerin otoritesine boyun mu eğeceğim? Asla bu denli alçalmam, yalnızlık bin kat daha iyidir.
Sayfa 192 - Kapra Yayıncılık·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
"- Sükûn ve huzûr benim kalbimden kovuldu..."
Sayfa 62 - Nobel Yayınları, Çeviren: Tahir Alangu, Eserin Özgün Adı: Hanidach, 1. Baskı, 1966, İstanbul·Kitabı okudu
"Çocukluktan itibaren bize, bazı şeylerin iyi, diğerlerinin kötü oldugu söylendi. Bunlardan bahseden kişiler, kendi hareketlerinin izlerini bizde bıraktılar. Bu fikirleri, aynı şekilde izlemeye ve bu kişilerle aynı şeyleri yapmaya, aynı tutkuları paylaşmaya alıştık. Artık her şeyi gerçek değerleriyle değil, insanların gözünde tuttukları değerle yargılamaktayız.* *Nicole, Danger Des Entretiens.
Sayfa 109 - Kapra Yayıncılık·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Hayatta bile kişi bir olayı tüm nedenleri ve sonuçlarıy-la birlikte tam manası ile kavrayamazken sahnede gerçekle-şen her şeyi mantıklı bir ihtimamla açıklamayı istemek aptal-lıktır, çünkü hayat bizi birbiri ile bağlantılı, karmaşık, kaotik parçaların feryatlarıyla sarmalar. Örneğin iki kişi arasındaki rekabeti her zaman düzenli ve açık, mantıklı bir şekilde sergi-lemek aptalcadır çünkü günlük yaşamda neredeyse her za-man bir tramvayda, bir kafede, bir tren istasyonunda jestle-rin, kelimelerin, ışıkların ve seslerin parçalar halindeki di-namik senfonileri gibi aklımızda sinemasal olarak kalacak modern yaşantımızın anlık kıldığı tartışmalarla karşılaşırız.