M.

M.
@lirikk
onu sadece kafanın içinden çıkmayı başardığında hissedebilirsin. varlık hissedilmelidir. düşünülmez. ego bunu bilmez, çünkü egoyu oluşturan şeyler düşüncelerdir. yüzük gerçekten de kafanda ben olmak duygusuyla karıştırdığın bir düşünceydi. ben olmayı düşünüyordun ve yüzük de bunun bir parçasıydı. egonun aradığı ve kendini birleştirdiği şeyler varlık yerine koyduğun şeylerdir. nesneler değer verebilirsin ama onlara kendini bağladığında bunun ego olduğunu anlaman gerekir. ve asla nesneye değil, onunla iligili ben benim yada benimki düşüncelerine bağlanırsın. bir kaybı tamamen kabullendiğinde egonun ve varlığının ötesine geçersin ve bilinç olan ben olmak ortaya çıkar. isanın söylediği ve daha önce anlam veremediğim bir şeyi şimdi anlıyorum dedi. eğer biri gömleğinin alırsa ona paltonu da ver. kesinlikle dedim. bu asla kapını kilitlemen gerekmediği anlamına gelmez. sadece nesnelerin gitmesine izin vermenin onlara tutunmaya çalışmaktan daha büyük güç olduğu anlamına gelir.
Sayfa 52 - koridor·Kitabı okudu
Duygu ve Düşünce
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
kendimizi birlikte tanımladığımız şeyler , yaşa , cinsiyete, gelir seviyesine, sosyal sınıfa, modaya, etrafınızı saran kültüre ve diğer etkenlere göre kişiden kişiye değişir. ama kendinizi birlikte tanımladığınız şey sadece içerikle ilgilidir ;oysa bilinçsiz. tanımlama takıntısı yapısaldır. bu, ego zihnin çalışmasının en temel yollarından biridir. ama sorun şu ki tüketim toplumunun devam etmesini sağlayan şey, insanların kendi kimliklerini nesneler aracılığıyla bulmaya çalışmalarıdır ve bu da hiçbir işe yaramaz; ego sadece geçici bir süre için tatmin olur ve bu yüzden sürekli daha fazlasını arar, bir şeyler satın almaya devam eder, sürekli tüketirsiniz. elbette ki yüzeysel kimliklerimizin varlıklarını sürdürdüğü bu fiziksel boyutta nesneler gereklidir ve yaşamımızın kaçınılmaz parçalarıdır. eve , giysiye mobilyaya, aletlere, ulaşım araçlarına ihtiyaç duyarız. güzellikleri veya öz nitelikleri açısından değer verdiğimiz şeyler de olabilir. nesneler dünyasının aşağılamak yerine onurlandırmamız gerekir. her şeyin bir varlığı vardır; her şey enerjisini tüm yaşamın kaynağından alan geçici bir biçimdir. antik kültürlerde insanlar her şeyin cansız nesnelerin bile bir ruhu olduğuna inanırlardı ve aslını söylemek gerekirse bu konuda gerçeğe bugün olduğumuzdan daha yakınlardı. zihinsel soyutluk yüzünden cansızlaşmış bir dünyada yaşadığınızda artık evrenin canlılığını hissetmemeye başlarsınız. çoğu insan yaşayan bir gerçekliği değil kavramsal bir gerçekliği algılar.
Sayfa 48 - koridor·Kitabı okudu
Duygu ve Düşünce

M.

, bir kitap okudu
10/10
·312 syf.·
Beğendi
·
2026 20. kitabı
Eckhart Tolle
8.8/10 · 1.547 okunma
Belki de insanları bir türlü anlamayışımızın, günün birinde en beklenmedik biçimde bizi şaşırtmalarının nedeni, hep bir bütün olarak bize verdikleri görüntüyle yetinip farklı parçalardan oluştuklarını unutmamızdır. Aslında çoğu zaman biz de farklı yanlarımızı unutup bize dışarıdan bakanlar gibi kendimizle ilgili yanlış izlenimlere saplanmaz mıyız? Uzun zamanlar boyunca hepimiz o içimizdeki kalabalıktan, o şekilsiz hamurdan, başkalarının beğeneceği, onaylayacağı bir biçim, mükemmel bir desen çıkartabilmek, bir bütün yaratabilmek için uğraşıp dururuz. Sonu gelmez bir iç savaş gibi... Kendi parçalarımızı yok edip öldürerek, tutsak alarak, zorlayarak, değiştirerek, onlardan sonunda kendimizce bir bütün oluşturmaya çalışarak geçer hayatımız. Ve tabii sonunda, gerçekte kimin kazandığı asla bilinmez. Şimdi bana öyle geliyor ki ben, asla bir araya gelmeyecek parçalardan bile vazgeçmeyi göze alamamışım. Hiç farkında bile olmadan içimdeki o büyük kalabalıkla birlikte yaşamayı seçmişim.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Deneme

M.

, bir kitap okudu
Puan vermedi·168 syf.·
Beğendi
·
2026 19. kitabı
Yekta Kopan
7.1/10 · 822 okunma