M.

M.
@lirikk

M.

, bir kitap okudu
Puan vermedi·432 syf.·
Beğendi
·
2026 18. kitabı
Ryan Holiday
8.4/10 · 1.629 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

M.

, bir kitap okudu
Puan vermedi·440 syf.·
Beğendi
·
2026 17. kitabı
Kürşat Başar
8.2/10 · 7,4bin okunma
Sadece dışarı bakmak yerine içe bakarsanız, bir iç ve bir de dış amacın olduğunu keşfedersiniz. Makro-kozmosun mikroskobik bir yansıması olduğunuzdan, evrenin de sizinkinden ayrılamayan bir iç ve dış amacı olduğu açıktır. Evrenin dış amacı, biçim yaratmak ve biçimlerin etkileşimleri sayesinde kendini deneyimlemektir; oyun, dram, rüya, adına ne derseniz. İç amacı ise biçimi olmayan özünü uyandırmaktır. Sonrasında iç ve dış amaçların birleşmesi gelir: O özü - bilinci - biçim dünyasına getirerek dünyayı değiştirmek. Bu değişimin nihai amacı, insan zihninin hayal edebileceği ya da kavrayabileceği her şeyin ötesindedir. Yine de, bu dönemde bu gezegen üzerinde bu değişim gerçekleşmektedir ve sorumluluğu da bizlere verilmiştir. Bizim aracılığımızla iç ve dış amaç, yani dünya ve Tanrı birleşecektir. Evrenin genişleyip büzülmesinin hayatımız üzerinde ne gibi bir etkisi olduğuna bakmadan önce, evrenin doğası hakkında söylenen hiçbir şeyin mutlak gerçek olarak kabul edilmemesi gerektiğini aklımızdan çıkarmamamız gerekir. Ne kavramlar ne de matematik formülleri sonsuzluğu açıklayabilir. Hiçbir düşünce, bütünün enginliğini kapsayamaz. Gerçeklik birleşmiş bir bütündür ama düşünce onu parçalara ayırır. Bu da temel yanlış algılara kapı açar; birbirinden ayrı olaylar ve şeyler var, bunun nedeni şudur gibi. Her düşünce bir bakış açısı anlamına gelir ve her bakış açısı - doğası gereği - sınırlama getirir. Yani sonuçta mutlak bir gerçekliği olamaz. Sadece bütünün kendisi mutlak gerçeğe sahiptir ve o da ne düşünülebilir ne de söze dökülebilir. Düşünce sınırlarının ötesinden görülen ve bu yüzden insan zihni için kavranamaz olan şey şudur: Her şey şimdide olur! Olmuş olan ve olacak olan her şey, zihinsel bir yapı olan zamanın dışında, şimdidedir.
Sayfa 145 - koridor·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Egonun başka insanlara ihtiyacı vardır ama asıl ikilemi, derinlerde onlardan korkması ve nefret etmesidir. Jean Paul Sartre'ın "Cehennem başka insanlardır" sözü, aslında egonun sözüdür. Paranoyaya yakalanmış bir kişi, sürekli olarak cehennemi yaşar ama içinde belli ölçülerde egosal kalıpların kendini gösterdiği herkes, cehennemi belli bir ölçüde hisseder zaten. İçinizdeki ego ne kadar güçlüyse, o kadar büyük olasılıkla hayatınızdaki sorunlar için başka insanları suçlarsınız. Sizin de başkaları için hayatı zorlaştırma olasılığınız yüksek olur. Ama elbette ki bunu kendiniz göremezsiniz. Durum daima başkalarının size bir şeyler yapması şeklindedir. Paranoya dediğimiz zihinsel hastalık, aynı zamanda kendini her egoda bulunan başka bir semptom olarak da ifade eder ama paranoyada daha aşırı bir biçime bürünür. Bu rahatsızlığa yakalanmış olan kişi ne kadar zulme uğradığını, insanların arkasından işler çevirdiğini ya da tehdit edildiğini düşünürse, kendi benlik duygusunu o ölçüde evrenin merkezi olarak görür ve başka insanlar açısından kendini o denli özel ve önemli hisseder. Kurban olma duygusu, başka insanlar tarafından haksızlığa uğramış olma hissi, ona kendini çok özel hissettirir. Kendini kandırma sisteminin temelini oluşturan hikâyede, genellikle kendisini hem kurban hem de dünyayı kötü güçlerden kurtaran potansiyel kahraman olarak görür.
Sayfa 65 - koridor·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Mutluluğu aramayın. Ararsanız bulamazsınız, çünkü arayış, mutluluğun antitezidir. Mutluluk daima kaçıcıdır ama mutsuzluktan özgürleşmeyi hemen başarabilirsiniz; hikâyeler uydurmak yerine gerçeklerle yüzleşerek. Mutsuzluk doğal iyiliğinizi ve içsel huzurunuzu, dolayısıyla gerçek mutluluk kaynağınızı gizler.
Sayfa 53 - koridor·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce