8/10
·184 syf.·
2024 73. kitabı
Okunmasından çok anlatılması zor bir kitap. Hamam böceği metaforu ile yazarın içsel yaşamına yolculuk yapıyoruz. Ancak böyle söylendiği gibi kolay olmuyor. Lispector’ın o şiirsel dili diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitabında da beni büyüledi. Ağır ve bunalımlı bir anlatıya sahip olan kitap, kesinlikle Clarice Lispector’dan okuyacağınız ilk kitap olmamalı. (‘Yıldızın Saati’ tanışma kitabı olarak daha uygun olacaktır.) Mutlaka okunması gereken yazarlardan biri olduğunu düşünüyorum ve eğer severseniz bu kitaba da şans vermenizi öneriyorum. G.H.’ye Göre Çile Clarice Lispector
1000Kitap
G.H.’ye Göre ÇileClarice Lispector · Monokl Yayınları · 2017190 okunma
Lispector’dan
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2023 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2023 18:05
Yabani Kalbin Yakınlarında Clarice Lispector Yaşam Suyu Yabani Kalbin Yakınlarında G.H.’ye Göre Çile Yeni şiir dosyama son metni de ekleyip kapattım. Artık o yoluna, ben yoluma. Şimdi kaldığım yerden okumalarıma başlayacağım. Listem uzun, zaten hiç kısalmıyor. Beş bitse, alta on daha ekleniyor:) Lispector’un Türkçe’ye çevrilen kitaplarından bir kısmını dosya öncesi okumuştum. Bir kısmı sırada. Yaşam Suyu ve Yabani Kalbin yakınlarında okuduklarımdı. Woolf’tan sonra dili bana hitap eden ikinci kadın yazar oldu. Woolf sevenlerin Lispector’u da seveceğini düşünüyorum. Yaşam Suyu’nda kitabın başından itibaren sapmalarla başlayan akış kitabın sonlarına doğru bağlanıyor. Ağ gibi. Dili farklı ama adından da anlaşılacağı üzere su gibi akıyor. Zaten 102 sf.lık bir eser. Ama ince diye ayaküstü okunur kitaplardan olduğu düşünülmesin. Öyle değil. Bu kitap özel olarak zaman ayırılmayı, okuma saatinde okunmayı talep ediyor. Bence buna hakkı da var. İçerisinde kendine has bir üslup ve imla kullanımı var. Bu Lispector’un kendi talebiymiş ve buna sadık kalınmış. O açıdan da bir deneysellik söz konusu. Yabani Kalbin Yakınlarında’ya gelince yazarın ilk kitabı. Yaşam Suyu’ndan bana göre farkıysa bunda kurgu belirgin bir hat çiziyor. Yaşam Suyu’nda bu yok. O daha şiirsel bir bilinç akışına sahip. Yazarın sinapsleri arasında geziyoruz. Yabani Kalbin Yakınları’nda da aynı anlatım söz konusu olmasına rağmen dış çerçeve ve aradaki çıtalar (bal çıtası gibi düşünebilirsiniz) daha belirgin. Sanırım, ilk kitabı olan Yabani Kalbin Yakınlarında’dan sonra giderek o çıtaları birer birer eksiltmiş. Şimdilik ben size Yaşam Suyu’ndan bir alıntı bırakıp G.H.’ye Göre Çile’den okumaya devam ediyorum: “Bir şey söyleyeceğim sana: şu anda çizdiğimden nasıl daha iyi ya da daha kötü çizebilirim bilmiyorum. Çizdiğim bir ‘bu’. Ve ‘bu’ nunla yazıyorum- yapabildiğim
Edebiyat
Yaşam SuyuClarice Lispector · Monokl · 2017367 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·104 syf.··
Beğendi
·
2022 78. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2022 21:42
Brezilya Edebiyatı’nın en büyük yazarlarından biri olarak kabul edilen Clarice Lispector’dan okuduğum ilk kitap, o kadar sevdim ki başka bir kitabını da aldım. Monolog tarzında, daha çok şimdi’yle ilgilenen, an’ın peşinden gitmeyi anlatan bir eser. Altını çizdiğim birçok cümle, bana gerçek gelen, doğruluğuna katıldığım birçok cümle var. Lafa geldi mi hepimiz an’ı yaşamak istiyoruz, an’da kalmak istiyoruz. Ne kadarını becerebiliyoruz? Yaşamın sadece bir kerelik olduğu gerçeğini benimseyip -acı da olsa- kendini anlamlandırmaya çalışan, kendini şimdide arayan, zamansız mekânsız bir eser. Biraz Cioran biraz Pessoa’yı çağrıştırdı bana ama onlar kadar yoğun gelmedi. İsmi gibi #yaşamsuyu hayatını kendin yaşa, kendin için yaşa.
Edebiyat
Yaşam SuyuClarice Lispector · Monokl · 2017367 okunma
9/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2022 97. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2022 21:46
Huzursuzluğun Kitabı’nı okumayı çok istiyorum, ama zamanım az, bi küçük boyu yok mu?” diyorsanız, bu o kitap. Varoluşsal sancıları bir de Lispector’dan, kendini doğurmak, kendi kendini var etmek derdinde, Tanrıya kafa tutan bu kadından okuyun. Yazar kendini anlama sürecini yalnız başına göğüslemek istemediğinden belki, ‘gelecekteki sevgiliye mektuplar” biçimini kullanarak yazmış. Mektuplar tek taraflı olduğu için kitap 104 sayfalık uzun bir monolog. Yazardan daha önce Yıldızın Saati’ni okuyup çok sevmiştim (Onu daha da çok sevmiştim). Her iki kitaptan çıkardığım ortak nokta yazarın yazma eylemine bakış açısı. Lispector, hayatı yaşanılır kılmak, kendini anlamlandırmak, kafasının içinde dönüp duran sorulara cevap bulmak için yazıyor. Sanki yazmasa susuzluktan ölecekmiş gibi hissettiriyor. Her iki kitapta da gerek yazım ve noktalama işaretleri, gerek anlatım biçimi deneysel, çok kendine has. Oturup ‘deneysel’ bir şeyler yazayım, değişiklik olsun diye yapmıyor bunu. Kendini bir kalıba uymak zorunda hissetmediği için, kabul görme kaygısından uzak olduğu için yapıyor. Kaleminin ucuna nasıl uygun geliyorsa öyle yazıyor. Anlatım da, tıpkı yazım ve noktalama gibi, koca bir kaosun kucağında. Düşünceleri bir o yana gidiyor, bir bu yana. Bu bir özensizliğin sonucu değil kuşkusuz. Yazar, çoğumuzun yaptığının aksine, kafasının içindeki karmaşanın iplerini salmayı tercih ediyor. Siz de farklı, özgür, deneysel bir şeyler okumayı seviyorsanız, Yaşam Suyu buna beceriyle cevap veren kitaplardan. Ve Lispector, bu yıl iyi ki tanıştım dediğim yazarlardan. Hakkında yapılan edebiyatın gizli kalmış dahisi, edebiyat büyücüsü gibi yorumlara gönülden katılıyorum. Çeviri: Başak Bingöl Keyifli okumalar.
Edebiyat
Yaşam SuyuClarice Lispector · Monokl · 2017367 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2020 62. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2020 23:04
Yıldızın Saati uzun zamandır kalemi ile tanışmak istediğim yazar Clarice Lispector’dan okuduğum ilk eser oldu. Kitapta Brezilya’nın yoksul bir bölgesinden gelen ve kimsesi olmayan daktilocu kız Macabea’nın yaşamından bir kesiti içiniz burkularak okuyorsunuz. Hikaye ilerlerken yazar da ara ara metne dahil oluyor ve karakterle ilgili düşünce ve duygularını iletiyor. Kendi varlığından, mutluluğu ve mutsuzluğundan bihaber, sıradan bir karakterin sıradan bir yaşamı bu aslında ama bu kitapta yazarın ne anlattığından ziyade nasıl anlattığı önemli esas olarak. Lispector’ın kalemi çok güçlü ve sıra dışı. İnce ama son derece etkili bir kitap yazmış. Anlattıkları ile değil belki ama okuduktan sonra bende bıraktığı his ile Sadık Hidayet’in Kör Baykuş’unu hatırlattı bana. Bu kitap ayrıca okunması gereken 1001 kitaptan biri. Kafkaesk kitaplardan hoşlanan herkese tavsiyemdir.
Yıldızın SaatiClarice Lispector · Monokl Yayınları · 2017652 okunma