Sloganların ve hoparlörlerin yürüyüşlerimizde meydana getirdiği gürültü, düşünmeyi devre dışı bırakmak için zorunludur. Düşünmek lanetli bir eylemdir, suçtur, daha doğrusu Lider'e ihanettir. Sessiz ve sakin ortam, insanı düşünmeye sevk ettiğinden, kitleleri iki de bir bu gürültülü yürüyüşlere çekmek, insanların beyinlerini yıkamak ve onları düşünme suçunu işlemekten korumak için gereklidir.
Her bireysellik, Lider'in otoritesi açısından doğrudan bir tehdittir ve kitle oluşturmak da sadece ve sadece bu bireyselliği ortadan kaldırmak anlamına gelir.
Son olarak şunu hatırlatmak isterim ki, benim ülkem hâlâ kitleler çağını yaşıyor; bu nedenle vezinli sözler ve kafiyeli sloganlar hayatımızın olmazsa olmazlarıdır.
Düzyazı akla ve bireye hitap ederken şiir kitlelere hitap eder ve onları yönlendirir. Dolayısıyla şiirin önce Batı'da gözden düşmeye başlaması tesadüf değildir. Şiir hamaset yaratıp kişiliği yok ederken düzyazı akıl, bireysellik ve kişilik yaratır.