"Ölümün korkunçluğunun bir kısmı da bundandır.Öldüğümde çok sevdiğim şu kitabin sayfalarını artık çeviremez olacağım,bu yüzden de ölmeden önce hepsini okumuş olmaya dair nafile bir umut besliyorum."
"Gelmiş geçmiş en iyi günlerdi, gelmiş geçmiş en kötü günlerdi; hem bilgelik çağıydı hem ahmaklık; hem inancın devriydi hem şüpheciliğin; hem Aydınlık hem Karanlık bir mevsimdi; umudun baharı, umutsuzluğun kışıydı; hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu; hepimiz ya doğruca Cennete gidecektik ya da tam aksi istikamete"
Yazarın yazım dilini takdir ettiğimi söylemek isterim,karakterin ruhsal durumlarını,hayali sanrılarını,yoksulluğunu okuyucu sıkmadan ve okuyucunun karakterin yerinde hissetmesini sağlamış.Okurken aç olmasanız bile açlıktan karnınız iki büklüm olacak,kendinizi yemek ile gurur arasında seçim yaparken bulacaksınız.
Yazar karakterin herhangi birimiz olabiliceğinin yada sokakta yürürken gördüğümüz insanlardan herhangi biri olabiliceğinin mesajini vermek istiyor bu sebepten karakterin bu duruma düşmeden önceki yaşantısını,karakterin ismini yada ailesini bilmiyoruz.Hayatına ansızın öylece giriyoruz ve kitapta tam da bu şekilde son buluyor.
Bir insanin ölecekken bile ayakta ölmek istemesini,açlıktan sanrılar görmeye başlasa bile birinden yardım istemeyi gururuna yedirememesini,yardım istemek zorunda kaldığında yada kendine göre ahlaksızca,günah bir davranış yaptığında kendini cezalandırdığını okuyoruz.Kitap size bir çok şeyi sorgulatabilir,herkese hayatın farklı yanlarından farklı şekilde vurabilir bu kitap ama herkesin ortak düşüneceği şeylerden biri șu;
Gururunuz uğruna açlıktan ölmeyi yeğler misiniz?
#k:378156knu Knut Hamsun