Konu olarak sıradan denebilir. Yazarın kitabı yazma amacının Batılılaşma hareketini sırf şekilcilikten ibaret görenleri, Batının mantıksal ve gelişmiş düşünce sistemini kendi kültürümüzle sentezlemeden; entelektüel bilgi birikimden uzak taklitçi ve şekilci insanları eleştirmek olduğunu düşünüyorum. Tüm bunları konservatuarda okuyan genç bir Türk kadının Batı- Doğu dünyası arasında sıkışmışlığını hayatında iki dünyayı da temsil eden iki erkek arasında kalmasıyla vurgulamış. Bu tespitler ve Türkiye'nin Batılılaşma hareketinin halk üzerindeki etkileri güzel anlatılmış . Konu ve işleyiş verilmek istenen ana fikrin gerisinde kalmış bu sebeple bir aşk romanı olarak okunursa sıradan bir roman denebilir.
Fatih HarbiyePeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202057,2bin okunma
Sadece iki hafta önce verdiğimiz kararları ya da büsbütünüyle kendimizi sorgulayıp şimdiki aklım olsa farklı yapardım dediğimizi varsayarsak 9 yıl süren bir zorunlu ayrılıktan sonra aşk ve tutku duyduğunuz kişinin aynı olmasını bekleyebilir miyiz? Aşk da aynı bizler gibi devinimsel bir kavramdır bizle birlikte o da değişir. Kitapta birbirlerine aşık iki insan arasına yıllarca süren savaş giriyor ve yazarın savaşın sadece somut değil soyut yıkıcılığına da yer vermesi bence çok güzeldi. Dil her Stefan Zweig kitabında olduğu gibi çok akıcıydı. Keşke daha uzun olsaydı dedim.