"Hızlı yazabilmek için çok düşünmüş olmalı,bir konuyu kendinizle birlikte gezintiye,banyoya,lokantaya,hatta metresinizin yanına sürüklemeniz gerek E.Delacroix bir keresinde bana,
"Sanat o kadar muhteşem ve fani ki ne gereçler her zaman yeterince temiz, ne de imkanlar o kadar süratli," demişti.Edebiyat için de aynısı geçerli; karalamaların taraftarı da değilim, o da düşünce aynasını lekeler."
“Tüccar”, der Montaigne, “gençliğin müsrifleri sayesinde zenginleşir; çiftçi, tahılın yüksek fiyatıyla; mimar evlerin çürümesiyle ; hukuk adamları insanların davaları ve kavgalarıyla,din adamları bile yüksek sıfatlarının onur ve pratiğini, ölümlerimize ve ahlak bozukluklarımıza borçludurlar.
“Ve bir çocuk,hayatının en kritik safhasında bir defa :
“Görsünler,bak ben neler olacağım.” dedi mi, o çocuk, mutlaka bir şeyler olur. Evet, işte böyle kompleksleri duyan ve yaşayan, yani kendi hammaddesini,kendi işleyerek ona kendince şekil verebilen çocuklardır ki, hayatta , bazı misyonlar için hazırlanırlar...”
“Demokrasi, tarifi gereği kendisinin suistimalini de içerir. Her kim demokrasiyi bu tehlikeden "kurtarıp tedavi etmeye" teşebbüs ederse, bu tedavi yoluyla demokrasiyi öl dürür. Özgürlüğün tüm riskleriyle birlikte, olduğu gibi kabul edilmesi gerekir. Başka seçenek yok.”