"Burada, ilişki ihtiyacımızın karşılanmadığını bize bildiren bir rahatsızlık hissi söz konusudur. Bunu sosyal acı olarak tanımlayabiliriz.Nitekim bu sosyal acı hissi, fiziksel acı ile bağlantılıdır; her ikisi de aynı nörolojik yolu izler."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Birinci dünya savaşı öncesi Avrupası... Çeşitli kültürlerden, ülkelerden ve toplumlardan insanların mecburî bir arada bulunduğu bir senatoryum ortamı.
Thomas Mann, bu 1929 Nobel ödüllü şaheserinde toplumdan, siyasete, felsefeye, insan ilişkilerine, aşka ve metafiziğe kadar, hatta savaş fikrine değin muhteşem anlatımlar ile bir perspektif çiziyor.
Kitabın baş kahramanı "yazarın kendi deyimi ile" sıradan bir genç. Bu bağlamda kahramanın süreç içerisindeki duygu ve düşünce, karakter evrilimini de bize yansıtıyor.
Okunması gereken, birçok konuda sorgulatan düşündüren ve hatta günümüzdeki konularla da bağlantı kurabileceğimiz bir başyapıt.