Eda

Eda
@lulelule
Yürüyüş ve gezi videoları paylaştığım kanalıma destek olmak isterseniz... youtube.com/@edasertturk "Okumak, okurun gelir düzeyinin yüksek olması demek değil; hayata karşı bir sıkıntı hissetmesidir."
9/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2024 19:12
Çok beğenerek okudum ve daha önceki satırlarda olduğu gibi sonunda da gözlerim dolarak bitirdim... Sayfalarda sürüklenirken gerçekte de dizleriniz, kollarınız acıyor sanki. Ve yerden kalkmak hayli zor oluyor. Geçip giden kuşaklarca insan bir yana, sonraki kuşakların bile doğmadan ellerinden çalınmış gelecekleri... Politik ve insanlık dışı kısımları ise hayli can acıtıyor, hatta diş sıktırıyor. Umut vadediyor demek isterdim ama gerçekçi olmak daha iyidir. Hiç düşünmeden alın, okuyun. Artık Hikmet Hükümenoğlu da kitaplığımda yerini aldı, hoş geldi. İyi ki tanıştık. Diğer kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum.
Edebiyat
KörburunHikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 20242,740 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Allahım, onu neden yalnız bıraktın? Neden, yalnızlığının verdiği çaresizlikle can sıkıcı ilişkiler kurmasına izin verdin? Neden, geçirdiği her dakikanın hesabını sordun, içini ezdin? Neden, korkuyu göğsünden çekip almadın? Neden, suçluluk duygusunu üzerinden atmasına yardım etmedin? Neden, apartmanın bodrumunda saklambaç oynarlarken Ayla’yla yalnız kaldığı zaman kıza dokunacak cesareti vermedin ona? Oysa, bu çeşit küçük cesaretleri en değersiz kullarından bile esirgememişsindir. İsa’yı neden bu kadar geç tanıttın ona? Neden, günahlarının yükünü taşıyacak gücü ona da vermedin? Selim de, kendi çapında, birkaç kişiyi kandırabilirdi senin yolunda. Meyveleri gösterdin de ağaca çıkarma becerikliliğini esirgedin. Neden küçük yaştan Latince, Eski Yunanca, Fransızca, İngilizce filan öğretmedin ona? (Sen ki bütün dilleri ezbere bilirsin). Dua etmesini bile öğretmedin ona. Evde yalnız kaldığı geceler, karanlıkta yorganı başına çekti ve ter içinde, mısra 193 ile mısra 214 arasında söylediği gülünç yakarmayı uydurabildi o zor şartlar altında. Daha iyi bir şeyler söyletemez miydin? Neden, onu canı kadar seven annesinin bile Selim’i; “Benim korkak oğlum” diye okşamasına göz yumdun? “Benim akıllı oğlum, güzel oğlum” dediği zaman da neden, şımarmasını önlemedin? Bir duvardan bir duvara çarpıp durdun onu. Bir uçtan bir uca itip durdun onu. Öğretmeni: “Yalan söyleme, bu resmi sen yapmadın” dediği zaman neredeydin? Neden, bir karşılık bulmasına yardım etmedin? Oysa, o resmi Selim yapmıştı. On bir yaşında, “benim kızla konuşuyorsun” diye Erdal’dan ilk tokadı yediği zaman, aslında kızla konuşmamıştı. Neden, babasının verdiği on liranın üstünü bir kere de yolda düşürmesini sağlamadın da, önce iki buçuk lirayı düşürdü ve koşa koşa dönüp bu parayı ararken kalan dört lirayı da kaybetti?
Edebiyat
90'lar...
"O zamanları ve o sokağı özlemem, sadece eski halimi özlediğim için değil. Burası annemin ve babamın gençliğinin geçtiği yer, arkadaşlarımın gençliğinin... Sevdiğim her şeyin gençliğinin geçtiği yer. Buraya veda edemediğim için üzgünüm. Burada bir daha böyle toplanamayacağız. Çoktan yitip giden şeylere ve geçip giden zamana geç de olsa veda etmek isterim. Hoşça kal gençliğim. Sımsıcak ve saf bir dönemdi. O yüzden o günleri çok özlüyoruz..." (Dizi: Reply 1988)
1000Kitap
"Bazen boşluk, en gereken şeydir ruha. Dişe dokunur hiçbir şey yapmamak, tembellik değildir çoğu kez. Serserilik etmek, bir arbedenin içinde didinip durmaktan daha üretkendir. Ve bunun azizim, ispatı yoktur. İnsan bunu ancak deneyerek bulur."
Edebiyat
Karalamaca
Zaman çok hızlı akıyor... Ne ara yolu yarıladım anlamak güç... Onca insan geçti ömrümden, onca şey yaşandı. Zor zamanlar, mükemmel anlar... Hepsi ayrı tecrübe getirdi. Çocukluğum, gençliğim, yetişkinliğim beni ben yaptı. Öngörülerim beni neredeyse hiç yanıltmadı. Öz eleştiri yapmayı öğrenirken, ön yargılarımdan da arındım. Ve hepsi öz saygıyı beraberinde getirdi. Ne çok "öz" yazdım değil mi? Özünüzden haberiniz yoksa etrafa verdiğiniz zararı da bilmeniz imkansız. Ya da işinize geldiği gibi yaşamak mı demeli? Kendimi seviyorum ve kendim için yaşıyorum. Ayrıca sevdiğim insanlar da onlar için yaptıklarımdan anlar samimiyetimi, istekli oluşumu. Fazlasını da istemezler. Saygı duyarlar başkalarının hayatına. O yüzden hayatımdadırlar. O küçük kız çocuğu her daim içimde, bir yerlerde ve herkese görünmez, görünmemeli de. 😊 Bir "ben" kolay yetişmiyor. Eda
1000Kitap